6/10
·88 syf.··
2026 27. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 21:53
Mehmet Rauf’un 1897 tarihli romanı. “Aşkın Yarını” anlamına geliyor. Konusu buram buram melankoli, dram, yaşama karşı bıkkınlık ve hüzünlü aşk; yani bildiğimiz Servet-i Fünun. Bu dönem abartı dönemi olsa gerek, artırıyorum ve diyorum ki, roman karakterlerini baz alırsak eğer, bu dönem hali vakti sağlığı yerinde olup da buhranlardan buhranlara atlayan işsizlerin dönemi. Bunun en güzel örneği bu romanın iki karakteri. Bakınız Sermet. Köşkte İngiliz mürebbiyesi ile büyümüş haliyle İngiliz kültürü etkisi altında, ince zevkleri var, giyinmeye muazzam düşkün ve bu konuda oldukça başarılı, sürekli romanlar okuyup hülyalara dalan ve hayata dair ümidini 18 yaşında kaybetmiş genç bir hanım. İstediği her şeyi çabasızca önünde hazır bulduğundan olsa gerek tatmin düzeyi çok yukarılara çıkarılmış ve artık ulaşamayacağı bir şeyleri istemek istiyor, bulamayınca da kapatıyor kendini. İşte bu gayesizliği, bu boşvermişliği benim o yaş içinde anlamam çok zor; çünkü ben 18 yaşımda en az 10 tane şey olmak istiyordum. Mehmet Rauf bu romanı 22 sinde yazmış. Çoğuna nazaran aslında tecrübesiz sayılabilecek bir zihinden çıkan bu cümleler çok ağır, kederli ve ümitsiz. Osmanlı Yıkılış Dönemi, bunun insan psikolojisini derinden etkiliyor olması da bariz elbette. Ama yine de içselleştirilen noktalar olmasına rağmen abartı bulduğum yerler daha fazlaydı. Mehmet Rauf
Edebiyat
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,462 okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.