Ken Grimwood’un Sil Baştan'ı, oldukça ilgi çekici bir fikirle başlıyor: Hayatını yaşayan bir adamın ölmesi ve tekrar gençliğine dönerek aynı hayatı yeniden yaşamak zorunda kalması. Jeff Winston’ın defalarca aynı yaşam döngüsünü deneyimlemesi, “İnsan hayatını ikinci kez yaşasa neyi değiştirirdi?” sorusunu merkeze alıyor.
Romanın en güçlü tarafı bu temel fikir. Zaman döngüsü üzerinden yapılan seçimler, kaçırılan fırsatlar ve farklı ihtimaller üzerine düşünmek oldukça ilgi çekici. Jeff’in her yeni yaşamında farklı kararlar alması, bazen hayatını daha iyi kurmaya çalışması bazen de bu döngünün anlamını sorgulaması, hikayeye düşünsel bir boyut katıyor.
Ancak bu güçlü fikre rağmen romanın anlatımı zaman zaman beklenen derinliğe ulaşamıyor. Bazı bölümler hızlı geçiliyor, bazı fikirler ise daha fazla geliştirilebilecekken yüzeyde bırakılmış hissi yaratıyor. Karakterlerin duygusal tarafı da yer yer mesafeli kalabiliyor. Bu yüzden romanın sunduğu büyük fikir, anlatının her bölümünde aynı etkiyi sürdüremiyor.Sil Baştan, oldukça merak uyandıran bir konsepte sahip. Hayat, seçimler ve ikinci şanslar üzerine düşündüren bir hikaye sunuyor; ancak anlatımının her zaman bu fikrin potansiyelini tam olarak kullanabildiğini söylemek zor. Yine de “hayatı yeniden yaşama” fikri üzerine kurulu romanlar arasında dikkat çekici bir örnek olarak okunabilir.