William Shakespeare eserleri dışında okuduğum en iyi tiyatro eseridir. Muazzam!
Wolfgang Borchert'in kendi hayatından izler taşıyan, okurken hüzünlendiren ama antimilitarist düşünceyi yeniden hatırlatan felsefi, psikolojik ve sosyolojik düşünceler barındıran tiyatro eseri. Borchert, bu tiyatro oyununu toplam sekiz günde tamamlamış ki bu durum sağlığını da oldukça kötü etkilemiş bilindiği üzere. Kitaba dair yorumların genelinde savaşın kötülüğünü anlatan bir kitap olarak gösterildiğini fark ettim. Oysaki bence yazarın derdi salt savaşla veya savaşmakla ilgili değil. Hatta bir amaç uğruna savaşa karşı olduğunu da görmüyoruz kitap boyunca. Peki tepki neye karşı öyleyse?
tepki, binlerce ve hatta milyonlarca insan savaş alanlarında ülkenin geleceği uğruna savaşa gönderilmişken ordunun üst kademelerinde bulunanların lükslerinin ve rahatlarının her daim devam ediyor olmasına. yanındaki on bir askerin kendi emriyle savaşırken ölmesinin sorumluluğu nedeniyle uyuyamayan asker Beckmann'ın aksine binlerce askerin kanı elinde olan binbaşı gibi üst düzey askerlerin kendi askerlerinin ölümüne dair sorumluluk duymamalarına.
Tepki, yıllarca savaş meydanlarında savaşan askerlerin eve döndüklerinde değerli bir vatan evladı olarak ihtiyaçlarının karşılanmıyor olmasına. Kitaptaki asker Beckmann'ın gaz maskesi takmaya uygun ve düşmanla savaşırken kullanılan gözlüğün yerine yenisinin verilmemesi sonucu adeta komik bir soytarı gibi görülmesi buna güzel bir örnek. Aynı zamanda düşmanın sadece dışarıda kalmayıp eve döndüğünde de savaşmaya devam edilen kendi ülke şartları olduğunun da altı çizilmekte. Asker Beckmann ve diğer dönüş yapmış askerlerin açlıkla, yersizlikle, maddi ve manevi kayıplarıyla da savaşları devam etmekte.
Tepki, rehabilitasyon sürecinin yok sayılmasına! Neden? Eve dönen bir askerin en verimli yıllarını asker olarak savaş alanlarında geçirmesinden sonra yapabileceği kalifiye bir becerisi bulunmadığı için işyerleri tarafından kendilerine iş verilmemekte. Sonuç? İşsizlik, yoksulluk, aile tarafından da terk edilme...
Tepki, materyalist anlayışın zirveye doğru tırmanışının toplumsal hayatı ele geçirmesine! Asker Beckmann'ın ailesinin Nazilerle birlik olup Yahudi katliamını destekleyerek birer maşa olmalarının ardından ülkedeki politik yapı değişikliği sonrasında ellerindeki maddi imkanların ve sosyal konumlarının aşağı çekilmesiyle intiharları sonrası yeni ev sahibesinin bu yaşlı karı kocanın ölümüne bir aylık havagazını israf etmeleri olarak bakmasını örnek verebiliriz. Bir asker ailesini sağlıkla bırakıp aile ocağına döndüğünde onların ölümünü böyle öğreniyorsa daha kötü ne olabilir? öte yandan Nazi ailenin hava gazıyla intiharı da Yahudi soykırımındaki gaz odalarına gönderme yapması açısından anlamlı.
Tepki, askerlerin savaşta sakatlanmış olarak dönmeleri sonucu geride bıraktıkları eşlerinin, sevgililerinin psikolojik olarak kendilerine yabancılaşmış olduklarını görmelerine. Gitmek mi zor kalmak mı sorusunu sorduruyor yazar bizim kendi kendimize.
Wolfgang Borchert