Bitirdim
Uzun zamandır elimde olan bir kitaptı. İlk, filmini izledim ama kitabını gerçekten merak edip okumak istiyordum, sonunda okudum.
Kitabın son sözünde, İthaki Yayınlarına ait çevirisinde yazan bir cümleyi eklemek istiyorum “İkna, onun dört kanonsal romanı arasında en az popüler olanıdır çünkü en tuhaf olanıdır.”
Gerçekten en tuhaf hissettiren kitabıydı Mansfield Park tan sonra daha da farklı geldi. Jane Austen okuyorum ben şu an ama nerede Elizabeth, nerede Emma?
Tabi Austen okuduğumu hissediyorum çünkü alışılagelmiş kalemini, nasıl yazdığını, okuduğum diğer kitaplarından çok aşinayım.
Beni farklı bir şekilde etkileyen “Jane mi bunu yazan?” dediğim kitabı Northanger Manastırı olmuştur. Gerçekten alıştığım Austen tarzından farklı gelmişti. İkna onun kadar farklı gelmedi.
İkna ile devam edecek olursam, Anne aslında her şeyin farkında olan biri ama 20-21 yaşlarında ailesinin içinde en değer verdiği kişi tarafından ‘ikna’ edilebilmesi bana tuhaf gelmedi. Ve neden Jane Austen’in diğer karakterleri gibi hemen kendi isteklerinin peşinden gitmedi ki diyemedim.
Kitapta o 8 senenin geçmesinden sonra iki karakterin o kavuşamayabileceklerinin hüznü geçiyor tabi. Çünkü zaman ilerlese bile Anne ikna edilmiş olsa bile hep onu beklemiş ve beklemeye devam ediyor kalbinin veya aklının bir köşesinde.
Onu görmek istiyor ama bahaneler buluyor, görünce heyecanlanıyor, onun o hallerini hissetmek de hüzünlü ama güzel hissettiriyor.
Anne gerçekten çok sakin bir karakter, Akıl ve Tutku karakteri olan ‘Elinor’ kadar çok katı fikirleri ve kuralları olmasa da sakinlik bazında benim benzettiğim yerler vardı, altını çizerek söylüyorum ki aynı karakter tiplerinde değillerdi ama duygu olarak aklıma o karakter geldi.
Anne, iyi bir karakterdi onun o iyiliği, sakinliği, olması gereken olur tavırları ama bir şeyleri yapmak istemesi.
Ben sevdim Anne seni
Erkek karakter hakkında çok bir fikrim yoktu açıkçası ama onun o reddedilme ve sonrasında 8 yıl sonra geri döndüğünde o şekilde davranmasını desteklemiyor olsam da yanlışta bulamıyorum. Sadece içinde bazı şeyleri halletmediysen, başka kişilere de umut bağlatmaman gerekti…
Klasik kötü bir adamımız da vardı karakterle evlenmek isteyen o tuzu biberi ya
Neyse ben hep dediğim gibi yazdığım incelemeleri baştan sona okumuyorum. O anlık hangi dürtüyle, hangi düşüncemle yazmışsam o kalsın istiyorum. O yüzden hatam varsa şimdiden affola diyorum. Umarım yorumumu sevmişsinizdirr.
Kitabı öneriyorum, okumadıysanız kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Biraz durağan ilerdiği anlar olmaz diyemem oluyor ama siz yine de okuyun çok hoştu