Yazarın Ala'ya anlattığı hikayeler ile asıl hikayenin bağlantılı akışı ve yorumları, Freud-Hitler karşılaştırılması kısmı üzerinden insanın üretme ve yıkma isteklerini karşılaştırdığı bölümler oldukça güzeldi.
Ancak hikaye genelinde güzelliği zorunlu tutan yaklaşım ile Ala'nın kişisel bakımına daha fazla önem vermesinin tedavideki en önemli aşama olarak lanse edilmesi kitabın geneline göre biraz daha sığ bir bakış açısı olmuş.
Hikayenin başlarda ince ince örülmesi okuma zevkini arttırsa da sonunun hızlı bağlanıp, Ala'nın hikayesini öğrendikten sonra asıl tedavi sürecine değinilmemiş olması da hikayenin bütünlüğünü bozuyor.
Ala'nın psikolojisini derinden sarsan olaylar hakkında ayrıntıdan ve psikiyatristin yorumlarından uzak bir özet ile sonlanıyor. Bu nedenle olayın esası hakkında derinlemesine düşünmek ve çözümlemeler okumak pek mümkün olmuyor.
Yazarın kendi hastalarını anlatması dolayısıyla da profesyonel yeteneklerini övme ihtiyacı okumayı duraksatıyor.
Tüm bunlara rağmen okuması keyifli, insanın otorite ile ilişkisine ve toplu deliliğe dair güzel anekdotlar bulunabilecek bir eser olmuş.
Gülseren BudayıcıoğluHayata Dön