Marie Lu’nun kaleminin çok güçlü olduğunu duymuştum; haliyle bu kitaba başlarken beklentilerim oldukça yüksekti. Kurgu ilk başlarda ağır ilerlese de devamında hızını son gaz artırarak devam etti. Ters köşelerin bolluğu ve derin olay örgüsüyle beklentilerimin çok üstünde bir deneyim sundu. Tam bir noktayı tahmin ettiğinizi sandığınız an, aslında yanıldığınızı ya da fark ettiğiniz şeyin buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu anlıyorsunuz.
Kitaptaki tüm karakterlerin altı dolu bir hikâyesi olduğu için onlarla bağ kurmak hiç zor olmuyor. Aynı zamanda karakter gelişimleri de oldukça belirgin; karakterin hangi noktada, neden değiştiğini anlıyor ve ona hak vermekten kendinizi alamıyorsunuz.
Okurken heyecandan nefes nefese kaldığınız, stresten tırnaklarınızı kemirdiğiniz ve şaşkınlıktan ağzınızın açık kaldığı anlar olduğu kadar; yazarın kalbinizi minik parçalara ayırdığı anlar da oluyor. Kısacası bu kitapta; asıl kötünün kim olduğunu anlamakta zorlanacağınız, anladığınızda ise ister istemez hak vereceğiniz ve her oyun başlangıcında kalbiniz ağzınızda okuyacağınız bir macera sizi bekliyor.
Keyifli okumalar dilerim!
Marie Lu