Gönderi

GÜLÜŞLERİN ARASINA SAKLANAN HÜZÜNLER!
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 20:40
Kimse görmedi diye, acı gerçekten yaşanmamış sayılır mı? Bir insanın içini en çok ne sızlatır sizce? Büyük acılar mı, yoksa kimsenin dönüp bakmadığı o küçücük yaralar mı? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım… Bu akşam sizlere güldürürken düşündüren, düşündürürken hüzünlendiren; muhteşem bir öykü kitabı tanıtmak istiyorum. Hazırsanız başlayalım… Şermin Yaşar çağdaş edebiyatımızın çok değerli bir yazarı. Hem çocuk hem yetişkin edebiyatında çok kıymetli eserler veren bir isim. Ayrıca Ankara’da Kelime Müzesi ve Anne Müzesi gibi çok orijinal iki yapının kurucusu. İnsan olarak da mütevazı duruşu, gündemden uzak sade yaşantısı ve hanımefendiliğiyle çocuklarımıza örnek gösterebileceğimiz bir insan. Daha önce üç kitabını okumuş ve hepsini çok beğenmiştim. Özellikle Söyleme Bilmesinler romanı kalbime işlemişti… İncelemesini yaptığım bu eser ise 16 öyküden oluşan bir kitap. Ben normalde öykü çok sevmem, roman okuyucusuyumdur. Ama Şermin Hanım’ın öyküleri o kadar güzeldi ki her biri ayrı ayrı içime işledi. Daha önce de Şermin Yaşar da dahil olmak üzere yerli yabancı 15’e yakın öykü kitabı okumuşumdur. Genelde bilirsiniz her bir kitabın içinden 3-4 öykü anca kaliteli olur, diğerleri orta seviye ya da vasat kalır. Ama abartmıyorum bu kitaptaki her bir öykü eklemeler yapılarak tek başına roman olabilecek derecede güzel ve kaliteliydi. Öykülerin içeriğine gelecek olursam aslında öyle büyük olaylar, iddialı konular yok. Tam tersine; birçoğunda hepimizin “sıradan” deyip geçtiği anlar var. Ama işte tam da o sıradanlık, yazarın kaleminde bambaşka bir derinliğe dönüşüyor. Bir bakıyorsunuz gülümsüyorsunuz, bir bakıyorsunuz boğazınıza bir şey düğümleniyor. Çünkü anlatılanlar yabancı değil, biziz. Hangimiz Münevver Hala gibi beklemedik, hangimiz üzerimize Ramiz gibi bir görünmezlik zırhı giyip sessizce ölmedik ki? Yerden yıldızlar topladığımız da olmuştur; sahaftan aldığımız bir kitabın altı çizili cümlesine bakıp “Acaba ne düşünerek buranın altını çizdi?” diye merak ettiğimiz de… İşte tam da buralarda çocukluk kırgınlıkları, aile içi sessizlikler, büyürken içimizde biriken o küçük ama ağır duygular öyle doğal bir şekilde işlenmiş ki… Sanki bir başkasını değil, kendi geçmişinizi okuyorsunuz. Ve bir kez daha fark ettim ki insanı en çok yaralayan şeyler, çoğu zaman en küçük görünenler. Ama işte kimse onları anlatamıyoruz genelde. Fakat Şermin Yaşar öyle incelikle anlatmış ki… Adeta iç sesi olmuş hepimizin, güldürürken içimizi yakan bir ses… Peki siz en son neye gülerken içinizin sızladığını hatırlıyor musunuz? Kitap ile kalın, görüşmek üzere…
Edebiyat
Deli TarlaŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20258,5bin okunma
·
609 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Bir insanın içini en çok ne sızlatır sizce? Büyük acılar mı, yoksa kimsenin dönüp bakmadığı o küçücük yaralar mı?