Kul'u okurken anlatılmak isteneni anladım ama bana pek geçmedi. Mercan'ın yaşadığı yalnızlık ve çaresizlik aslında güçlü bir mesele, fakat anlatım biçimiyle aramda bir mesafe oluştu. Hikâyeye dâhil olmak yerine çoğu yerde dışarıdan izliyormuşum gibi hissettim.
Kitap boyunca süren arayış hali ilerleyen bir yol gibi değil de aynı yerde dönüp duran bir duyguya dönüştü. Bu da bir noktadan sonra ilgimi azalttı. Umutsuzluk ve yalnızlık temaları sürekli benzer bir tonda tekrar ediyormuş hissi verdi.
Seray Şahiner sınıf meselesi ve şehirdeki dönüşüm gibi önemli konulara değiniyor ama bende güçlü bir etki bırakmadı. Daha derinlikli işlenmesini beklerdim. Dilin yer yer denemeli yapısı da akıcılığı zorlaştırdı ve metne odaklanmamı güçleştirdi. Genel olarak, vermek istediği mesajı anladığım ama okuma deneyimi olarak beni tatmin etmeyen bir kitap oldu. Bitirdiğimde bende iz bırakan bir tarafı olmadı..