Nikah Mizanında Küfüv ve Kavvamiyetin Mesuliyeti
İslamın aile tasavvurunda nikah, iki ruhun bir mizan üzere birbirine bağlanması ve ilahi bir emanetin omuzlanması davasıdır. Bu mukaddes akdin temel direği olan küfüv yani denklik meselesi, ailenin sarsılmaz bir kale haline gelmesi için bilhassa kavvamiyet sıfatını taşıyan erkekte aranır. Rabbimiz Kuranı Kerimde "Allahın kimini kimine üstün kılması ve erkeklerin mallarından harcamaları sebebiyle erkekler kadınlar üzerinde kavvamdırlar" buyurarak, bu mesuliyetin sadece bir otorite değil, aynı zamanda maddi ve manevi bir muhafızlık, adalet ve hizmet makamı olduğunu beyan etmiştir. Kavvam olan erkekte aranan küfüv dengesi; dindarlık, asalet, ilim ve mürüvvet gibi cevherlerin eşiyle tenasüp içinde olmasıdır. Eğer bu denklik ihmal edilirse #297834890 , aile binasında çatlaklar hasıl olur ve huzur iklimi yerini mizaç çatışmalarına bırakır. Efendimizin dindarlığını ve ahlakını beğendiğiniz biri size gelirse onu nikahlayın ikazı, küfüv dengesinin ihmal edilmesinin yeryüzünde büyük bir fitneye kapı aralayacağını ihtar eden nebevi bir ölçüdür. Küfüv denkliğine ulaşılan bir izdivaçta eşler arasındaki ilişki, sadece dünyevi bir birliktelik değil, ahiret yolculuğunda bir refiklik ve birbirini kemale erdirme sürecidir. Kavvam olan erkek, dengine ulaştığında bu emaneti bir tahakküm aracı olarak değil, Allahın rızasına ulaştıran bir hizmet vesilesi olarak görür. Eşler arasındaki bu uyum ve vakar, ev içindeki meveddet ve rahmet ayetinin tecelli etmesine imkan tanır. "Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz" ayeti celilesi #289801067 , bu denkliğin getirdiği karşılıklı örtü olma, kusurları gizleme ve birbirini tamamlama hakikatini en zarif şekilde ifade eder. Küfüv dengesiyle kurulan bu huzur iklimi, zihniyet işgaline ve modern zamanların sığ tüketim kültürüne karşı aileyi koruyan en kavi kalkandır. Bu muazzam dengenin nihai meyvesi ise sırat-ı müstakim üzere yetişecek olan nesillerdir. Şahsiyetin ilk şekil aldığı yer olan aile ocağı, ancak kavvam bir baba ve saliha bir ananın küfüv dengesiyle kurduğu o sükunet ortamında meyve verebilir. Ebeveyn arasındaki bu fikri ve ruhi mizan, çocukların zihninde Allahın adalet ve merhamet sıfatlarının ilk numunelerini oluşturur. Kökü mazide, gözü atide olan bir nesil, ancak bu asil dengenin hakim olduğu evlerde yetişebilir. "Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun" emri ilahisi, bizlere nesil yetiştirmenin #291252578 tesadüflere bırakılamayacak kadar ehemmiyetli bir cihad olduğunu hatırlatır. Dolayısıyla küfüv dengesi ve kavvamiyet şuuruyla inşa edilen her yuva, sadece bir hane değil, aynı zamanda geleceğin muzaffer ve münevver nesillerini yoğuran bir talim ve terbiye medresesidir. Neticede, nesil yetiştirme davasını omuzlayacak yüksek bir ruh inşa etmek ve o ruhu yuvasının sıcaklığında vakarla saracak saliha bir zevceye #298937127 erişmek, müslümanca yaşama cehdinde olan her kavvamın en mukaddes nasibi olacaktır. Saye Hanım misali iffet ve ilim timsali şahsiyetleri yetiştirecek o asil ruh, ancak küfüv dairesinde birleşmiş kalplerin ve Allah rızası için kurulan yuvaların bereketli toprağında filizlenebilir. Rabbim bizlere, bu şuurla inşa edilmiş haneler ve o hanelerden neşet eden muvahhid nesiller lütfeylesin.
Duygu ve Düşünce
·
184 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.