Gönderi

Türkiye'de Yazar Olmak: Kimsenin Söylemediği Gerçekler
Bugün size çok sorulan bir konuyla ilgili bir şeyler yazmak istedim: yazar olmak. Bana o kadar çok soruluyor ki artık bu süreci tüm şeffaflığıyla anlatma zamanı geldi diye düşündüm. Eğer yazar
··1 alıntı·
6,1bin Gösterim
22 Yorum
Öne Çıkan Yorum
Yeni nesil yayınevlerinden biriyle 4000 TL'lik bir ücret ödeyerek kitap bastırıp pişman olmuş bir yazarım. Hatta buraya kitabımı siz eklemiştiniz. Tabi bu ücret ek masraflar, reklamlar, kitap alımlarımla 10.000 TL'yi geçti. 75'lik barajı geçersem telif ücreti alacağımı, 4000 TL'yi geri ödeyeceklerini ve böylece aslında ücretsiz bastıklarını söylediler. Toplamda da 500 tane kitap basımı yapacaklardı. Sözleşme sadece 1 sene geçerliydi. Neyse kitabım basıldı ve tamamen hayal kırıklığına uğradım. 1 sene sonunda ne kadar satıldığını sorduğumda sadece 30 tanesinin satıldığını öğrendim. Bunun 20 tanesini zaten ben kendi paramla almıştım yani 10 kitap satılmış oldu. Ayrıca tanınmayan bir yazarın kitabına 480 TL'lik bir fiyat uyguladılar. Kim alır ki bu fiyata kitabımı, ne reklam yaptılar, ne yazara ücretsiz kitap gönderdiler, ne de imza günü yaptılar. Kendi çabalarımla da kitabımı tanıtamadım. Çok uğraştım ama olmadı. Kitabımı tanıtmaya çalışmam ve bu tür bir hayal kırıklığı yaşamam yazma heveslerimi de köreltti. Yazmaktan soğudum. Ayrıca kitabımın sözleşme süresi bittiği için bütün satışı kaldırıldı. Şu an kitabımı almak isteseler ortada kitap yok. Peki nerede söz verdikleri 500 basım sadece 30 adet satıldıysa geri kalan kitaplara ne oldu? Bari kalan kitaplar satılmaya devam etseydi. Saçma sapan durumlar kendi halimde yazarken daha mutluydum. Öyle pişmanım ki anlatamam. Keşke hiç kitap bastırmamış olsaydım, yine kendi kendime yazar mutlu olurdum. Bütün isteğim, hevesim kayboldu. Bir daha mı asla ☺️
Tüm yeni yazar arkadaşlar da aynı durum söz konusu maalesef. Geçmiş olsun. Lakin tavsiyem yazmaktan vazgeçmek yerine kitaptik.com a gelin süreci hobi olarak ilerletin. En azından keşfedilme şansı tanımış olursunuz kendinize.
1 yanıtı göster
Ve size bir nasihat: Başkalarının yazılarına saygı gösterip beğeni, yorum vs. yapmazken, insanların sizin yazılarınıza saygı göstermesini beklemeyin. Ya da bekleyin daha çok beklersiniz :)
Öyle geliyor ki yazar adayları bile okumayacak yazıyı :) Değerli yazar adayları bu posta bakıp ibret alabilirsiniz. 12 yıllık tecrübe aktarımının insanlar nazarında ne kadar kıymetsiz olduğunu görebilirsiniz. Bilgileriniz kimsenin ele almadığı şekilde eşsiz bile olsa Türkiye’de bilgiye verilen değer her zaman böyledir.
Chobani yoğurdun şirket sahibi , Türk girişimci Hamdi Ulukaya'nın zannedersem TED-X te yaptığı bir konuşmada geçiyordu, ona bir kitap getirirler tanıtımını yaparmısın diye. Kitap fuarında bir yer tuttum, kitabın kapağını açıp okumadım bile, ama öyle cafcaflı sunum yaptım ki, kitap en çok satanlar listesine girdi demişti. Yeni yazarlara ve adaylarına öğütlerde ; Çerçici yazarı Recep Yılmaz ve İnsanın Acayip Kısa Tarihi yazarı Güray Süngü'de gördüğüm farklı bir hikayeniz varsa yazın demeleriydi. Çok satmazsınız belki ama , kıymetli eseri bilen bir okuyucu kitlesi her zaman vardır. Mühim olan bu farklı hikayeyi , özgün sunuş biçiminiz ve sabrınız... Keşfedileceksiniz, dünya o kadar da kör ve sağır değil.
elinize sağlık çok güzel bir yorum.
Ben de bir yazar olarak yazdığınız süreçleri biliyor ve yaşıyorum. Ama bunların birçoğunu bilerek bu yola çıktım. Para kazanma, çok satma, tanınma vb. kaygım yok. Elbette yazdıklarımın değer görmesini isterim ama yazmak dolayısıyla bir yaratma süreci benim için asıl önemli olandı. İlk kitabım çıktığında ve onu karşımda gördüğümde müthiş bir duyguya kapılmıştım. Çünkü kendimi "üreten" biri olarak gördüm. Çünkü o satırları ben yazmıştım ve bu tarifi zor bir duygudur. O yüzden asıl amacım "popüler olup da ünleneyim, para kazanayım" hiç olmadı. Bir gün yazdıklarım geniş kitleye ulaşır mı, çok satar mı bilmem ama asıl hedefim olan insanlara bir şey katmak, birilerine ilham kaynağı ya da örneği olmak için yazmaya devam edeceğim. Bu konuda sadece kendimle yarışacağım.
Büyükler çok güzel demişler: "Marifet iltifata tabidir." Başlarda sadece üretmek işe yarıyor olsa da sonrasında motivasyon kaynağı olmaktan çıkar.
Reklam
Çok manidar sözler, üretim benim,fikir benim,emek benim ama kaymağı elin. Edebiyat da bir işçilik ve yazmak için insan kafa patlatıyor ama gel gör ki elinde patlıyor. Pazarda limon satmak kitap yazmaktan daha kârlı iş. Birde okuyucu kısmı var ki o lanetler biziz... Beğenmemek tavsiye etmemek,yazara kadar dil uzatmak!!! Burda özellikle çok kitlesi olan ve çok okuma sayısına sahip olanlardan defalarca gördüm. Ay bu yazarı son okuyuşum falan... Yahu sen okuma ama seni takip edenleri de etkileme bu da bir kul hakkı uzun zaman sonra gerçekleri tokat gibi vuran başka yazarların kitapları üzerinden prim kasmadan ,gerçeği bağıran birini görüyorum.👌👌 Okuyan insan zaten az,yazanlar da yapay zeka destekli,üzerine yayınevleri mağduru... Bir de şöyle bir gerçek var ki yeni yazarların Oxford mezunu olmasını bekleyen sözde çok okumus okur arkadaşlar var sanırsın kendileri DNA parçaladı.Sanki eski yazarlar tez yazdı falan. İnsan beğenmiyorlar ... Aktiflik konusuna gelince takipçisi olup kitabı basılan çok kişi var en yakını Acun'un karısı vardı. Çağla Şikel yazmış.Her takipçiyi nitelikli okur sanan ego maymunu olmaya gerek yok Yazmaktan vazgeçen insanlardan biriyim.Basili kitap kokusuna bayılan ben bile bütçe meselesi, ağaç katliamı düşüncem yüzünden PDF okuyorum. Gerçekten çokça emek var,ama insanların egosunun doyumsuz yanı yüzünden de o kadar mutsuz ediyorlar ki insanı. Ayşe kulin, Zülfü Livaneli, Ahmet Ümit üçünün de en son kitapları için söylenen o kadar yorum okudum ki eskisi gibi değil vasat vs... Yahu belki sen vasat hale gelmiş keyif alamamışsındır ama tavsiye etmem derken o kişinin hakkına ihlal değil mi? Ben kitap tavsiye etmeyi bıraktım.Okuduğum kitabın da beğenmesem bile kötü de demiyorum. Çok okuyanların da kitap yazması için yalvaran salak bir kitle var Sen yaz ben okurumcular 🤣🤣🤣 sözlerim ağır olabilir ama en gerçek hali ile doğrular. Emeğini sömürmezse anan baban bile iyi evlat saymazken bizi, kaldı ki yayınevleri...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.