Ankara, kızgın bir güneş ve koyu bir toz tabakası içinde bunalmış kalmıştı. Zaten tenha olan sokaklarında, artık, hiç kimseye rasgelinmiyordu. Muhasara edilmiş bir kaleyi veya sadece, ahalisi çoktan göçmüş bir eski şehir harabesini andırıyordu.
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu