Okumak sizi evden çıkarıp bambaşka yerlere götürür. Bir sayfada çöllerde yürür, diğerinde yıldızların arasında kaybolursun. Bazen bir savaşın ortasında, bazen yalnız bir insanın zihninde bulursun kendini. Ve kitap bitirdiğinde fark edersin ki aslında değişen yer değil, sensindir.
Milli mücadele döneminde Ankara'yı ve Ankara halkını Selma Hanım'ın çevresinden anlatan bir kitap.
(Yazarın yazım dili günümüz okuyucuları için biraz eski kalabilir. )
Ankara’nın çehresi ve bütün yeni Türkiye’deki hayat tarzı, Selma Hanım’ın zannettiği gibi öyle birdenbire değişmemişti. Bu, bir taraftan 1928 harf inkılâbıyla beliren ve tarih, dil hareketleriyle kıvamını bulan bir fikir ve ilim uyanışının, öbür taraftan da milli kurtuluş prensiplerine dayanan bir iktisadi kalkınma savaşının alıp yürümesiyle başlamıştı.
Ankara'ya her dönüşünde Selma Hanım, kendisini yalnız vücutça değil, ruhça da kuvvetlenmiş, dinçleşmiş hissederdi. Hiçbir ilaç, hiçbir kür, yaratıcı bir inkılap heyecanı içinde yaşayan bir memleketin havası kadar insana sıhhat ve şifa veremez. Selma Hanım, bu hakikati her gün biraz daha iyi anlıyordu.