Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım!
Bu akşam beni okurken ağlatan, bu ülkenin nasıl zorluklarla, mücadeleyle, yokluklar içinde kurulduğunu bir çocuğun gözünden anlatan ve iliklerime kadar hissettiren bir eser ile geldim…
Şermin Yaşar çok sevdiğim bir yazarımız ve okuduğum her kitabında kendisine olan sevgim ve hayranlığım daha da artıyor. Şimdiye kadar kendisinin hep yetişkinlere yönelik kitaplarını okumuştum. İlk defa bir çocuk kitabını okudum ve neden çağdaş çocuk edebiyatı alanında bu kadar başarılı olduğunu anlamış oldum…
Kitap, babası savaşta şehit olmuş bir çocuğun gözünden kurtuluş savaşı dönemini anlatılıyor. Ama nasıl güzel, nasıl etkili anlatıyor… Milli mücadele dönemi beni zaten hep çok duygulandırır. Kafamın içinde “Çanakkale İçinde” türküsü çalar direk :)) Bir de bu kitapta işin içinde çocuklar olunca etkisi daha da inanılmaz oldu. Bir saatte gözlerim dolu dolu, burnumu çeke çeke okudum… Fakat yanlış da aktarmayayım, kitap öyle ajite bir kitap değil kesinlikle; ama beni duygulandıran kısım da zaten bu… Küçük bir çocuğun içine doğduğu savaş coğrafyasını anlamlandırmaya çalışması, ‘baba’ denen şeyin ne olduğunu bilmemesi ( bütün babalar ya askerde ya da şehit olduğu için dönemin çocukları baba kavramına çok yabancı ) kıtlık içinde, yokluk içinde annelerin, çocukların nasıl mücadele edip hayatta kaldıkları, yardımlaşma, dayanışma, işgal korkusu ve kurtuluş ümidi öylesine yoğun ve güzel aktarılmıştı ki etkilenmemek elde değildi…
Şermin Hanım’a böyle bir konuyu seçtiği için ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Çünkü maalesef ki çocuklarımız, gençlerimiz milli duygularımızı taşıma noktasında geride kalmış gibi geliyor bana. Evet okullarda tarih okutuluyor olabilir fakat yetersiz ve ezberci bir şekilde okutuluyor. Çocuklar 23 Nisan’ı bile niçin kutladıklarını tam olarak bilmiyorlar bence. İşte tam da bu noktada tarihin edebiyatla birleşmesinin büyüsünü yazarımız sihirli kalemiyle çocukların ruhuna işleyecek bir şekilde yazmış. Gerek kullandığı basit ama etkili dil, gerek çocukların anlayabileceği şekilde yaptığı betimlemeler, kurtuluş savaşı yıllarının atmosferini bir çocuk karakterin hissiyle yansıtışı muhteşemdi. Kitabı okuyan ve okuyacak olan her çocuk o dönemin çocuklarıyla empati kuracak ve bu ülkenin nasıl kahramanca kurulduğunu anlayacaktır kesinlikle.
Kitapta içimi sıcacık eden bazı detaylardan da bahsetmezsem içimde kalır :))
Mesela esere Mehmet Akif’in dahil olması ve İstiklal Marşı’mızın yazılma süreci tüylerimi diken diken etti… Ana karakterimizin Mustafa Kemal’i görüp babasını sormak için verdiği mücadele ve Atatürk’ün ona verdiği “Senin baban cumhuriyettir!” cevabı muhteşemdi… Kadınların cephe arkasından canhıraş çalışması, yetimlere öksüzlere tüm yokluklara rağmen bir şekilde sahip çıkılmaya çalışılması, o savaş ortamında bile eğitim için çalışılması vs. vs… O kadar çok ayrıntı o kadar güzel yedirilmişti ki satır aralarına, böyle “basit” bir çocuk kitabının bu derece doyurucu olması inanılmadı…
Ve tabii ki kitapta Şermin Hanım’a üstad İlber Ortaylı eşlik ediyor. Ara ara konunun arasına girip o dönemde yaşananlarla ilgili dipnotlar ve ayrıntılar ile bizleri bilgilendiriyor. Kitabı böylesine önemli bir tarihçi ile yazma fikri de çok güzel olmuş, kitabın kalitesine kalite katmış diye düşünüyorum.
Yediden yetmişe herkesin okuması gereken mükemmel bir eser. Özellikle çocuklarımıza okutturalım lütfen…
Yaşasın edebiyat, yaşasın cumhuriyet, yaşasın bağımsız Türkiye!
Kitap ile kalın, görüşmek üzere…
Yaşasın cumhuriyet , kitabın içeriğine daha önce bakmadım şimdi senin incelemeni okuyunca idrak ettim listeme aldım umarım kısa zamanda okurum baba kavramı olayına kitabı okumadan üzüldüm . Eline, yüreğine sağlık kankacım ✨
Hemen oku kesinlikle bayılacaksınn 🥳 Ben de içeriğine çok hakim değildim, sıradan bir çocuk kitabı bekliyordum ama boğazımı düğümleten, gözyaşlarımı akıtan bir eser oldu… Okuduğunda üzerine konuşalım kankacım 🙏🍀
Merhaba Emine Hanım. Kitap inceleme yazınız mükemmel olmuş kitap kızımda da vardı o okumuştu ama en kısa sürede ben de okuyacağım. Betimlediğiniz tüm duygulara fazlasıyla ve kalben katılıyorum. Mehmet Akif'i anlatan bir kamu biriminde çalışıyorum dolayısıyla her 18 Mart benim de tüylerim diken diken olur o bilinçle de kitabı okuyacağım motive edici yorumunuz için de kaleminize sağlık 🙏👏✌️
Merhaba Zeynep Hanım. Öncelikle teşekkür ederim vakit ayırıp incelememi okuduğunuz için 🌸 Ben de yeğenimden alıp okumuştum 🤭 Kesinlikle okumalısınız, zaten bir saatte okunacak bir eser. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum 🤍📚✨
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.