Belki de insan birine değil, bir hisse aşık olur önce. Birinin sesinde kendini bulduğunda, sustuğunda bile onunla konuşuyormuş gibi hissettiğinde… İşte orada başlar Aşk ..
Aşk bence bir kalp çarpıntısı değildir sadece. Daha çok bir kabulleniş. Onu olduğu gibi sevebilmektir eksiklerini düzeltmek istemeden yanında kalabilmektir. Birlikteyken zamanın hızlanması değil; ayrı kaldığında bile onun varlığının içinde yaşamaya devam etmektir.
Belki de aşık olmak, birine “gitme” demek yerine… “Gidersen bile sende bıraktığım ben, burada kalacak” diyebilmektir. Onu düşünmek, birini özlemek gibi değildir sadece… içinde bir yerin uyanması gibi.dir Sanki yıllardır kapalı olan bir kapının aralanması ve içeri bir ışığın sızması gibidir . O ışıkta kendini görürsün. Eksiklerini, fazlalıklarını, en çok da sakladıklarını…
Aşk dediğin şey bazen birine dokunmak değil… onunla dokunmadan bağ kurabilmek, Aynı gökyüzüne bakarken, aynı anlamın içinde kaybolabilmek , Sözlere ihtiyaç duymadan anlaşabilmektir bence...
Evet, aşık oldum. Ama en çok da, o hissin bende bıraktığı izlere....