Osamu Dazai bu kitabı yazmadı; kendi kaydını bıraktı. İntihar girişimleri, bağımlılıklar, tutunamama… bunlar biyografi detayı değil; metnin altyapısı. İnsanlığımı Yitirirken bu yüzden kurgu gibi durmuyor. Çünkü kurgu değil; süslenmemiş bir çözülme.
Yozo’nun sorunu topluma uyum sağlayamamak değil. Toplumun ne olduğunu fark etmek.
İnsan ilişkileri sandığımız gibi derinlik üzerinden değil, karşılıklı rol anlaşmaları üzerinden yürüyor.
Ne zaman güleceksin, neye üzüleceksin, neyi saklayacaksın… Hepsi öğreniliyor.
Yozo bunu öğreniyor.
Hatta iyi öğreniyor.
Ama inanmıyor.
İşte kırılma burada. Uyum sağlayamayan değil; uyumu ciddiye alamayan biri.
O yüzden yaptığı her şey sahte değil;
sahte olduğunu bilerek yapılan bir tekrar.
Alkol? Kaçış değil.
Kadınlar? Yakınlık değil.
İlişkiler? Deneme değil.
Hepsi aynı şey: kendi yokluğunu hissetmemek için oyalanma.
Ama oyun uzun sürmüyor. Çünkü Yozo’nun kaçamadığı bir şey var: İnsanların içinde dolaşıyor ama hiçbirine değmiyor.
Bu yalnızlık değil. silinmişlik.