Cepheden dönmüş bir askere halkın söylediği şu cümlelerle giriş yapmak istiyorum: "Bize Çanakkale'yi anlat! Artık bizi bir daha horlamaz, küçük göremezler değil mi? Doğru mu? Söyle!"
Hadi bize Çanakkale'yi anlat Turgut Özakman .
Mehmetçiğiyle, Mustafa Kemal'iyle, Conkbayırı'yla, Anafartalar'ıyla, bilinen/bilinmeyen tüm kahramanlarıyla, hainleriyle, Almanların yanlış kararlarıyla, Nusret'iyle, toplanılmasına izin verilmeyip düşmanlarca yakılan şehitleriyle, okulda olması gerekirken cephedeki kınalı kuşlarıyla, kanla boyanan Boğaz'ıyla, atılan mermi ve topların vahşetiyle siperlere biriken toprağın altında kaldıkları için can veren şehitleriyle, bayram iznine gidecekken şehit olan Hüseyin Avni'siyle, cephe arkasındaki Türk kadının direnişiyle ve burada sayamayacağım daha tonla şeyle, her şeyiyle bize Çanakkale'yi anlat...
Yazarın Türkiye üçlemesinin ilk kitabı olan Diriliş Birinci Dünya Savaşı'ndan itibaren başlıyor ve Çanakkale zaferiyle sona eriyor. İkinci kitabı olan Şu Çılgın Türkler'de Milli Mücadele'yi ve serinin son kısmı olan Cumhuriyet - Türk Mucizesi İkinci Kitap ve Cumhuriyet - Türk Mucizesi Birinci Kitap kitaplarında ise cumhuriyeti anlatacak bize...
Kitabın kalınlığından korkmayın. Yazarın dili gayet akıcı ve okurken yormuyor. Yaklaşık son 120 sayfası açıklama ve kaynakça. Okurken açıklamaları okumayı ihmal etmeyin. Çok olduğu için bölünüyor gibi gelebilir ancak anlatılanlar onlarla tamamlanıyor. Bir de tavsiyem karakterlerin kim olduklarını okudukça bir kenara not almanız.
Kitabın sonundaki katlanır harita, savaştaki yerleri gözümde canlandırmamda bana yardımcı oldu. Bunun yanında yeri geldikçe savaş planlarına, çıkarmaların nereden ve nasıl yapılacağıyla ilgili resimlere, askerlerin/komutanların fotoğraflarına ve savaşta çekilen fotoğraflara da yer verilmiş.
Kitapta aynı zamanda Kanal Cephesi ve Kafkasya Cephesi gibi cephelerde yaşananlar da anlatılmış. Örneğin Sarıkamış'ı okurken üşüdüm demeye utandım... Ayrıca özellikle sevdiğim bir başka nokta da cephe arkasındaki Türk kadınlarının "diriliş"ine de yer verilmesi.
Okurken sinirlendiğim, gururlandığım, kanımın donduğu, gözlerimin dolduğu o kadar çok yer oldu ki... Türklerin "diriliş"ine yakından şahit olmak... "Ne mutlu Türküm diyene!"
Bunca yazdığım şeyden sonra da anlayacağınız üzere kitabı kesinlikle okuyunuz. Uzun sürebilir ama sindirerek okumak değil mi zaten asıl mühim olan?. Kim bilir kaç alıntı paylaştım ama paylaşamadığım daha onca yer var inanın, bunlar çok az bir kısmı. Büyük ihtimalle devam edeceğim paylaşmaya. Ama en iyisi kendinizin okuması.
Yazara da yürekten teşekkür etmek gerek. Okurken çok rahat anlaşılıyor ki verilen emeğin haddi hesabı yok. Bir de tüm seriyi düşünürsek... Eğer elimde olsaydı bu serinin okutulmasını ve okunduktan sonra ise Çanakkale gibi tarihimiz için önemli olan yerleri gezdirecek bir geziyi zorunlu kılardım.
Aslında kısa kesmek vardı aklımda ama söz konusu Çanakkale olunca kelimeler kifayetsiz kalıyor, yetmiyor... Kitabın sonundaki şu alıntıyla sonlandırayım sözlerimi: #303124826
Hoşça kalın, kitapla kalın, uyanık kalın, yalnız kalmayın..
Dipnot 1: Gençlik Marşı'nın Çanakkale Zaferi üzerine yazıldığını biliyor muydunuz?
Dipnot 2: Çanakkale 1915 filmi bu kitabın senaryolaştırılmasıyla yapılmış.
DirilişTurgut Özakman · Bilgi Yayınevi · 20146bin okunma
Hem incelemeni hemde alıntılarini okurken göğüsüm kabardi. Yine Türk olduğuma bu şekilde cesurca kurulan bu ülkede yaşadığıma şükrettim. Ne mutlu Türk'üm diyene. İyi ki Türk'üm. Allah şehitlerimizden razı olsun...
Evet biliyordum. Öğretmen, şair ve çevirmen olan Ali Ulvi Elöve yazmıştır. Türkçe'nin ve edebiyatın tarihi hakkında araştırmaları da vardır kendisinin. Gerçi daha çok çocuklar için şiirleri ile öne çıkar, ilk çocuk şairlerindendir çünkü.
Ben de bu kitap sayesinde öğrenmiş oldum. Çalışmalarına ve diğer şiirlerine de bakayım, aklımda bulunsun. Bence de kesinlikle okumalısın... Müthiş bir yolculuğa şimdiden hazır ol derim :))
Bugün okurken fark ettim ki masamdaki takvimde İngiliz Yazar Alan Moorehead'ın şu sözü yazıyormuş:
"O genç ve dahi Türk Şefi'nin o esnada Çanakkale'de bulunması, müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir."