John Boyne'rin kaleminden okuduğum üçüncü eser, Yankı Odası.
Sosyal medyanın, teknolojinin bu kadar yoğun olan bir eser okumadım. Öncesinde Hyunam-Dong Kitabevi ve Sarı Yüz okumuş ve orada da vardı ama en yoğun olarak bu kitapta gördüm. Zaten konusu bizzat bu, sosyal medyalar.
Cleverley ailesinin yaşadıklarıyla teknolojinin, sosyal medyanın zararlarını okuyoruz.
Bir aile düşünün, beş kişilikli bir aile... Ama her biri ayrı dünyalarda yaşıyorlar. Sadece dört duvarı paylaşıyorlar.
Evin babası da annesi de birbirini aldatıyor, en büyük çocukları psikolojik sorunları yaşıyor, ortancı tam bir ınfluencer olma hevesinde, en küçük ise dolandırıcı... :D
Kitap beş bölümden (hatta beş günden de diyebiliriz) oluşuyor ve her yeni bölümün başı geçmişten bir şey anlatarak başlıyor. Cleverley ailesinin mutlu olduğu zamanlar; başka bir yerde, başka bir kişisinin bir sosyal medyayı nasıl ortaya çıkardığı hafiften bahsediliyor.
Yaşadığımız şu günlerde bu kitap okumak çok anlamlı geldi bana. Bir kitabı okurken bulunduğum zamanda olanlarla benzer olunca etkileniyorum. Aynı şeyi Sumud Filosu yola çıktığında Beyaz Zambaklar Ülkesinde'ni ya da şu malum ada gündemdeyken Sineklerin Tanrısı'nı okuduğum gibi. Bu kitabı okuduğum zamanda da sosyal medyanın (ya da internetin), yaşanan okul hadislerin gündem de olduğu zamanda okuduğum için beni etkileyen bir kitap oldu.
Kabul ediyorum, kitabın dili biraz küfürlü; biraz özel ilişkiler var. Hatta (bana göre) +18 diyebilirim. Ama anlatılanları anlamak isteyene dopdolu bir kitap.
Yankı OdasıJohn Boyne