6/10
·128 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 20:01
Merhaba arkadaşlar. Kimdir bu son insan? Kabalcı imzalı kitaplardan da uzun zamandır okumuyorduk. Yalın, sade ve anlaşılır bir çeviri için alternatif yayınlardan biri de onlardır. Bu eserde bizlere sunulanlar ise herkesin yabancı olduğu ama hepimizin tanıdığı bir insan tipi. Kendisine yaklaşılması kolay, görünüşü oldukça masum, ancak oldukça sert, az konuşan, herkesin hayran olacağı özellikle sahip olmayan ortalama bir insan profilinden bahsediyoruz. Yani yolda yanımızda yürüse fark edemeyeceğimiz, hepimizin dışarı çıktığında karşılaşabileceği ama kimsenin de tanımadığı, kendi ufak umut dolu dünyasında yaşayan biri. Ve ben bu tür tanımlamalar yapmayı -edebi açıdan da güzel duruyor- çok seviyorum. Her zaman var olan ama henüz var olmayan bir insan, şeklinde tanım yapmak açıkçası havalı duruyor bile diyebilirim. Hatta biraz eleştiriden gidersek, bu şekilde hissetmemizin en temel nedeni ise kitaptaki anlatım tarzı. Yazar birinci, ikinci ve üçüncü kişiden anlatmayı uygun bulduğu bu kitabı sürekli olarak bir ilahi bakış açısından bir kahraman bakış açısına bir de dışardan bakış ile anlatım olarak devam ettirdiğinde bu durum biraz karışıklık da oluşturuyor. Diğer yandan kitapta adım adım ilerleyen bir soyutlanma gözümüze çarpıyor. Bu bir hiçliğe gidiş olarak mı değerlendirilmeli bilmiyorum ama bazı noktalarda yazarı da anlatmak istediklerini de anlamakta zorlanıyorum. Yazarın da asıl amaçlarından birisi okurda bunu oluşturmak olduğu için bu duruma karşı çıkmıyor, eleştirmiyor veya beğenmemezlik yapmıyorum. Diğer yandan bu yaşlı adam ve onun hoşuna giden genç kadın arasında gibi gözüken ama mesajlar vermeye devam eden kitapta bizler şunu görüyoruz. Yakın olanın yabancı olandan daha çok korku verdiğini. Bu, pek çok noktada yorumlayabileceğimiz cümlelerden bir diğeri. Ve kesinlikle her anlamda da bu cümleye katılıp, destekliyorum. Aynı zamanda bu eserin –tam emin olmamakla birlikte- otobiyografik özellikler taşıdığını düşünüyorum. Aslında bu pek çok yazarın eserinde de mevcut ama özellikle bu eserdeki yalnızlık duygusu mu diyeyim artık ne diyeyim tam emin olamadığım mesele bu zaten. Bu eserin en temel özelliği de bu zaten. Nerede olduğunu tahmin edemediğimiz ortamda ne olduğunu tahmin edemediğimiz insanlar arasında ne olduğunu bilmediğimiz bir ilişki var. Bunu tanımlamak ve tek seferde anlamak da her yiğidin harcı değil. İncelemeler: #135318942 #31194261 #135327991 #135334917 #135350468 #135354357 #135368574 #135388070 #303381994 #303537324 Okumalar: Bekleyiş Unutuş Felaket Yazısı Günün Deliliği Hayalimdeki Michel Faucault - Dışarının Düşüncesi İtiraf Edilemeyen Cemaat Kafka’dan Kafka’ya Karanlık Thomas Ölüm Anım Ölüm Hükmü Son İnsan Yazınsal Uzam Hepimize iyi okumalar dilerim..
Son İnsanMaurice Blanchot · Kabalcı Yayınevi · 2008417 okunma
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.