Gönderi

Kendi adını bir kitapta görsen...
Sence senin adın hangi kitapta daha güzel durur bir aşk hikâyesinde mi, yoksa yalnızlık alıntısında mı?
·1 alıntı·
1 +1'leme
·
3.800 Gösterim
15 Yorum
Öne Çıkan Yorum
Çok düşündüm... Ve aşk hikayesi diyorum 😅
Önceki 2 yanıtı göster
3 cilt olurdu :) 1.Aşk hikayesi 2 Aşk ın ızdırabı... 3 Yalnızlık hikayesi Olurdu galiba
2 yanıtı göster
Suç ve ceza olmalı 🤞
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli Oyunlar
kitabında kendi adımı Hikmet’in yerinde görsem, sanırım ilk kez bir karaktere değil de kendime bakıyormuş gibi hissederdim. Çünkü Hikmet sadece bir roman kahramanı değildir; o, içindeki sesi susturamayan insanların vücut bulmuş hâlidir. Dünyaya ait olmak isteyip hiçbir yere tam olarak ait hissedemeyenlerin, kalabalıkların içinde boğulurken kendi zihninin koridorlarında yaşamayı seçenlerin adıdır biraz da. Ve ben, onun yerinde kendi ismimi gördüğümde, bunun bir tesadüf olmadığını anlardım. Çünkü bazı insanlar yaşamaz sadece; sürekli düşünür, hisseder, çözer, parçalanır ve yeniden toparlanır. Hikmet de tam olarak böyle biridir. İnsanlarla konuşurken bile aslında kendi içinde başka bir konuşmanın devam ettiğini hissedersin onda. Her cümlesinin altında başka bir kırgınlık, başka bir sorgulama, başka bir yalnızlık vardır. Ben de kendi ismimi onun yerinde gördüğümde, bunun sebebinin dünyayı fazla derinden hissetmek olduğunu bilirdim. Bazı insanlar için hayat dümdüz ilerler. Ama bazıları için hayat, sürekli anlam aranan bir labirenttir. Hikmet’in en büyük yükü de buydu zaten: Her şeyi fazla düşünmek. Bir sözü günlerce zihninde çevirmek, bir bakışın altında kırk farklı anlam aramak, insanların söylediğiyle hissettirdiği arasındaki boşlukta kaybolmak… İşte bu yüzden kendi ismimi onun yerinde görmek bana garip gelmezdi. Çünkü bazı insanlar dışarıdan sakin görünse bile içlerinde hiç durmayan bir savaş taşır. Ve o savaşın sesi geceleri daha çok yükselir. Hikmet’in yalnızlığı da bana çok tanıdık gelirdi. Ama bu sıradan bir yalnızlık değil. İnsanların yanında bile hissedilen, anlatınca anlaşılmayacağını bildiğin için sustuğun bir yalnızlık. Kalabalık masalarda bile kendini başka bir camın arkasındaymış gibi hissetmek… Herkes yaşarken senin sürekli yaşamı izliyormuşsun gibi olması… İşte bu yüzden kendi adımı onun yerinde görmek can yakardı biraz. Çünkü bazı insanlar yalnız kalmayı seçmez; sadece hiçbir yere tam sığamaz. Bir de Hikmet’in kırılganlığı vardır. Ama bu zayıflık değildir. Tam tersine, dünyayı sertleşmeden yaşayabilmenin ağırlığıdır. İnsanların umursamadan geçtiği şeylere bile kalbinin takılmasıdır. Bir cümlenin tonuna üzülmek, bir vedanın sessizliğini günlerce içinde taşımak, sevdiği insanlara karşı fazla derin hissetmek… Bunlar bazen insanı güçlü değil, yorgun yapar. Ve ben kendi ismimi onun yerinde gördüğümde, belki de en çok bunu anlardım: Bazı insanlar fazla hissettikleri için yorulur. Oğuz Atay’ın diliyle insanın içini parçalayabilmesinin sebebi de burada zaten. Çünkü o, kahraman yazmaz; insanın saklamaya çalıştığı taraflarını yazar. Hikmet’in korkularında kendi korkularını, suskunluklarında kendi sustuklarını, kaçışlarında kendi yorgunluğunu görürsün. Bu yüzden kendi ismimi onun yerinde görmek bana “Ben de anlaşılmayı bekleyen o insanlardan biriyim,” hissini verirdi. Belki de en çok bu yüzden tam olurdu. Çünkü Hikmet’in hikâyesi bir kişinin değil; içinde sürekli düşünen, hisseden, sorgulayan insanların hikâyesidir. Dünyaya uyum sağlayamadığı için kendini suçlayan ama aslında sadece kalbi fazla ağır gelen insanların hikâyesi… Ve bazı kitaplar okunmaz sadece; insanın içine yerleşir. Oğuz Atay da bunu yapan yazarlardan biridir. Kendi ismimi Hikmet’in yerinde görmek bu yüzden korkutucu ama gerçek hissettirirdi. Çünkü bazı karakterler bize benzemez sadece; içimizde yıllardır konuşan sesi kelimelere dönüştürür.
Önceki 2 yanıtı göster
Mavi
Mavi
Demek ki bazı soruların zamanı varmış… O gün bugünmüş :))
1 yanıtı göster
Eski aşklar yok artık; geriye yalnızlık kalıyor. Benim payıma düşen tek gerçek de bu.
Nesli
Nesli
Belki de eski aşklar bitmedi… Sadece insanlar, sevmeyi yarım bıraktı. Şimdi herkesin elinde biraz kırgınlık, biraz suskunluk var. Yalnızlık dediğimiz şey de, geriye kalanların en dürüstü galiba.
Bana her şey yakışır diyesim geldi 🤭🤭 mutlu hikayelerde görmek isterdim adımı.
Herkes mutlu hikaye seviyor Fakat hayat acımasız 🙃
1 yanıtı göster
Reklam
Hepsinde güzel durur sanki😍
Birazcık
Sevgi Menekşe
Sevgi Menekşe
herkesin ihtiyacı :))
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.