Sizce görmek bir lütuf mu yoksa ağır bir lanet mi?!
Puan vermedi·336 syf.··
2026 6. kitabı
Merhabaa okur dostlarım yine geldim! (: Valla bu sefer pek de hayırlı gelmedim başıma iş aldım resmen. Evdeki ufak kütüphanenin önünde dikilmiş bugün acaba ne okusam?! diye öyle boş boş dolanırken telefon titredi. Bir baktım 1000Kitap'tan Leylaa arkadaşımdan bir bildirim Körlük kitabını muhakkak okumalısın Onur!..Ya Leyla her seferinde tam damardan girmeyi nasıl başarıyorsun anlamıyorum?! (: Leyla diyorsa vardır bir bildiği dedim aldım kitabı elime ama keşke almasaydım dedirtti bir noktadan sonra buradan bu sarsıcı önerisi ve okumama vesile olduğu için kendisine çok teşekkür ederim ama uykularımı da biraz kaçırdığını eklemeden geçmeyeyim!.. (: Saramago 1998’de Nobel’i aldığında öyle bir cümle kurmuş ki insanın tüylerini diken diken ediyor; Mars’a gitmek yanı başındaki komşuya gitmekten daha kolay görünüyor. Aslında daha o gün söylemiş; bizler sonradan körleşmiyoruz dostlarım biz zaten körüz!! Sadece bakabilen ama bir türlü göremeyen, yanındakini umursamayan kör insanlarız. Bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan fark et.. (s.7) Aslında bütün mevzu bu cümlede kopuyor. Bu kitapta sadece bir kurgu yok iktidarların ve yönetimlerin insanı nasıl değersizleştirdiğine karşı o büyük sistem eleştirisi var. Hani post / apokaliptik denince akla hemen nükleer savaşlar veya zombiler gelir ya; Körlük bizi o klişelerin çok ötesine, en gerçekçi çaresizliğin tam ortasına bırakıveriyor. Salgının ilk anından itibaren o kaosun nasıl ilmek ilmek işlendiğini okurken kendinizi o tanıdık ama bir o kadar da yabancı ülkenin içinde buluyorsunuz. Yazarın Mağara kitabını okuduğumda modern dünyanın bizi nasıl tüketim körü yaptığını görüp sarsılmıştım. Orada bizi ışıltılı dünyayla kör eden sistem, burada yani Körlük’te bembeyaz bir boşluğun içine atıp çırılçıplak bırakıyor. Mağara’daki o çaresizlik neyse buradaki karakterlerin hayatta kalma savaşı da bizzat o... Saramago aslında hep aynı şeyi söylüyor; Gözlerimizin açık olması gerçekten gördüğümüz anlamına gelmiyor!.. Yazarın en sevdiğim yöntemi ise bize isim vermemesi kimsenin ismine ihtiyacımız yok ki zaten?! Doktor, doktorun karısı, koyu renkli gözlüklü genç kız, yeşil gözlü çocuk... Hepsi birer sıfat, hepsi birer maske.. İsimlerin hükmünün kalmadığı yerde sadece hayatta kalma içgüdüsü konuşuyor. "Hayatta insanın başına her şey gelebilir" (s.70). İşte o her şeyin başımıza geldiği noktadayız. Özellikle o tek gören olmanın bedelini, her şeyi en çıplak haliyle görmek zorunda kalan gözleriyle ödeyen doktorun karısı üzerinden vicdanın ne kadar ağır bir yük olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz!.. Ama asıl mesele şu dostlarım; İnsan kör olduktan sonra neye dönüşür?! Sadece gözlerimiz mi kör oluyor yoksa insanlığımız mı?!.. Açlık ve o en büyük soru işareti; Cinsellik. Bir yaşam savaşı verilirken cinsellik bir ihtiyaç mıdır, bir alışkanlık mı yoksa o korkunç karabasandan tek anlık bir kaçış mı?! İnsanlık o sefaletin içinde bu şartlarda yaşamayı öğrendiğinde acaba hala insan kalmış oluyor mu?! Hiçliğin içine düşmüş bir toplumu yönetmeye çalışan o hiçlik yönetimi kitabın bana göre en karanlık havası. Çünkü; Dünya yaşayan körlerle dolu.(s.290) İşin en acı tarafı hepimiz o beyaz karanlığın içinde yapayalnızız. Kitap boyunca o karantina koğuşlarından, o kirli sokaklardan burnuma çok pis, insanı kendinden iğrendiren kokular geldi ama şu da bir gerçek ki José Saramago’nun bu dev eseri tüm o kokuşmuşluğun içinde insan kalabilenlerin ruhu gibi tertemiz kokuyordu!.. Belki de o kokuyu alabilmek için önce o beyaz sisin içinde kaybolmak gerekiyordu kim bilir?.. Dostlar, incelemeyi bitirmeden önce bir şey dikkatimi çekti bu kitabı yarım bırakanların sayısı bir hayli fazla. Kimisi beyaz karanlıkta yolunu kaybetmiş, kimisi de o sert gerçekliğe dayanamayıp kitabı rafa kaldırmış. Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?! Aranızda sonuna kadar direnenler mi çoğunlukta yoksa bir noktada benden bu kadar diyenler mi? Bu sarsıcı yolculuğu neden yarım bıraktınız ya da sizi bitirmeye iten neydi? Yorumlarda buluşalım, şu meseleyi bir masaya yatıralım! Bir sonraki eserin sarsıcı sayfalarında, gerçekleri daha net görebilmek üzere görüşmek üzere. Herkese keyifli okumalar!..
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
·
957 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Şu an kitabı okuyorum lütuf olabilir :)
Onur
Gönderi Sahibi
Keyifli okumalar. (:
Onur Kitapla ilgili düşüncelerini okuduktan sonra iyi ki önermişim dedirttin. Son zamanlarda etkisinden çıkamadığım bir kitap, muhtemelen bu incelemenden sonra etkisi biraz daha sürecek... (: Kalemine sağlık 👌👏📚😊
Onur
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler, beğenmene sevindim.. (: 📚