Hyunam-Dong Kitabevi bana sakin sakin ilerleyen ama okudukça insanın içine işleyen kitaplardan biri gibi geldi. Öyle büyük olayların peşinden koşturan, sürekli merak unsuruyla okuru sürükleyen bir roman değil. Daha çok insanın hayat yorgunluğuna, içindeki boşluklara, arayışlarına dokunan bir kitap.
Kitabı okurken en çok şunu hissettim: Bazen insanın hayatında çok büyük değişikliklere değil, biraz durmaya ihtiyacı oluyor. Kendini dinlemeye, ne istediğini anlamaya, belki de uzun zamandır ertelediği şeylerle yüzleşmeye…
Kitabevinin romanda sadece kitap satılan bir yer gibi değil de, insanların uğrayıp biraz nefes aldığı bir alan gibi anlatılması hoşuma gitti. Karakterlerin her birinin kendi içinde taşıdığı dertler, kırgınlıklar ve arayışlar var. Bu yüzden kitapta herkesin kendinden bir parça bulabileceği taraflar olduğunu düşünüyorum.
Ben kitabı okurken şunu düşündüm: Belki de bazı kitabevleri sadece raflardan ibaret değildir. Bazıları insanın içindeki dağınık cümleleri toparlayan sessiz dostlardır.
Benim için Hyunam-Dong Kitabevi, sessiz ama etkili bir kitaptı. Okurken insanı yormuyor; aksine biraz sakinleştiriyor. Hayatın koşuşturması içinde kendini ihmal edenlere, “Biraz dur, kendine de kulak ver,” diyen bir tarafı var.
Keyifle okumanız dileğiyle... Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum
Kitabın finalinde daha somut şeyler görmeyi bekliyorduk, evet ama bu haliyle de kitap gayet güzeldi. İkinci kitap gelirse okunur elbet, kitap karakterlerinin gelişim süreçlerini daha fazla ve uzun uzun okumuş oluruz.