Gönderi

İslam dininde uygulanan zikir uygulaması temel olarak TM
(Transandantal Meditasyon) ile aynıdır. Ancak tarihsel geçmişi daha eskidir. Daha çok bir gizli ve mistik bir öğreti olarak ele alınmasına karşın Batıda bazı gruplarca eğitimi de verilmektedir. Amaç aynıdır: daha yüksek bilinç durumuna ulaşmak. Bu iki şey için yapılır: Kişinin kendisini daha iyi algılayabilmesi ve Allah’ın varlığını kavrayabilmesi. Zikir aşk yolunda ilk adımdır. Zikir, vecd hali oluşturan en iyi yol olarak kabul edilir. Vecd, kelime anlamı ile “buluş, bulma” yani Allah’ı bulma ve huzura ermektir. Hz. Muhammed de, "Zikrin en faziletlisi, Lâ ilâhe illallah ve duanın en faziletlisi de elhamdu lillah'dır" diyerek, tevhit kelimesi ile zikirde bulunmanın önemini ifade etmiştir. Meditasyonda olduğu gibi, zikirde esas unsur, diğer varlıkları ve nesneleri unutarak, hatta yok sayarak Allah'ı anmaktır. Onun için Allah'ın varlığını ve birliğini ifade eden tevhit kelimesi, en güzel zikir olarak kabul edilmiştir. Tevhit kelimesi bir bütün halinde, "la ilâhe illallâh Muhammeden resûlullah" şeklindedir. Bu adeta meditasyon ya da yogadaki mantradır.
Sayfa 200 - Kişisel Yayınlar·Kitabı okudu
Bilim/Felsefe
·
1.235 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yahya Saygan Zikir : Tasavvufta Allah'ı anmak olup , temeli İbadettir . Meditasyon : Genellikle doğu felsefelerine dayanan zihni sakinleştirmek , stresten arınmak amacıyla yapılan zihinsel bir egzersiz. Meditasyon dinen caiz mi ? Bence önemli olan o kısmı .
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
Binnur 🙏🌹
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
Bazı mantralar düşünce oyunlarıdır ve açmazlar içerirler. Açmaza bir örnek vermek gerekirse; zikirde söylenen la ilâhe illallah, tevhit kelimesinin ilk yarısıdır. O da iki kısımlıdır. Birinci kısım, cümlenin ilk yarısı olan "la ilâhe"dir. Manası, "hiçbir ilâh yoktur" demektir. Bu olumsuz kısma "nefy" adı verilir. İkinci kısmı ise, "illallah"dır. Manası,"ancak Allah vardır" demektir. Bu kısım "isbat" olarak adlandırılır. Bu açmaz ifadeler zihinde dikkati yoğunlaştırmayı sağlar. Zikir esnasında beyinde ne gibi değişiklikler olduğu konusunda elimizde herhangi bir çalışma yoktur. Ancak, uygulama tekniği açısından meditasyona benzediğinden aynı fizyolojik beyin değişikliklerine neden olduğu düşünülebilir. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da bazı tabuları yıkamadığımızdan ve bilimde “sürekli başkalarının ayak izlerini takip ettiğimizden” meditasyonla arasında bir fark olup olmadığını da bilmiyoruz. s.201