Stefan Zweig’ın Clarissa'sı, Birinci Dünya Savaşı’nın insanların hayatlarını ve ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü merkezine alan, duygusal ve düşünsel yönü güçlü bir roman. Zweig’ın tamamlayamadan hayatını kaybettiği bu eser, hem bireysel bir hikaye hem de dönemin ruh haline dair bir portre gibi ilerliyor.
Romanın en güçlü yanı, savaşın yarattığı kırılmayı kişisel ilişkiler üzerinden hissettirebilmesi. Clarissa karakterinin yaşadığı değişim, yalnızca bireysel bir dönüşüm değil. Aynı zamanda Avrupa’nın geçirdiği büyük çöküşün de bir yansıması gibi duruyor. Zweig, karakterlerin iç dünyasını yine oldukça başarılı bir şekilde aktarıyor.
Anlatım akıcı ve sade. Özellikle karakterlerin duygusal gelgitleri ve dönemin huzursuz atmosferi güçlü biçimde hissediliyor. Ancak romanın tamamlanmamış olması, hikayenin bazı bölümlerinde eksiklik hissi yaratıyor. Bazı karakter gelişimleri ve olay akışları daha derinleşebilecekken yarım kalmış gibi duruyor.Clarissa, Stefan Zweig’ın olgun dönemine ait, melankolik ve insani yönü güçlü bir eser. Tamamlanmamış yapısına rağmen, savaşın insan hayatı üzerindeki etkisini ve kaybolan bir dönemin ruhunu etkileyici şekilde yansıtan bir roman.