Gönderi

Ziya Gökalp sizce abartıyor mu?
Bu milletin yakın bir zamana kadar kendisine mahsus bir adı bile yoktu. Tanzimatçılar ona "sen yalnız Osmanlısın, Sakın başka milletlere bakarak sen de bir ad isteme! Millî bir ad istediğin dakikada Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasına sebep olursun" demişlerdi. Zavallı Türk, vatanımı kaybederim korkusuyle "vallahi Türk değilim, Osmanlıdan başka hiç bir içtimaî zümreye mensup değilim" demeğe mecbur edilmişti.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Alıntı
·
1.115 Gösterim
5 Yorum
Yusuf Akçura - Üç Tarzı Siyaset Falih Rıfkı - Zeytindağı Şevket Süreyya - Suyu Arayan Adam Bu kitapları öneririm. Özellikle Suyu Arayan Adam'da Türk milletinin kendisine nasıl yabancılaştırıldığını -kitabın belli bölümlerinde açıkça değinilir- çok net anlayacaksınız.
Öneriler için teşekkür ederim. Özellikle Suyu Arayan Adam'ı merak ediyordum. Diğer kitaplardan vakit geldiği taktirde direk başlamak istiyorum. 💐
1 yanıtı göster
Abartmıyor, keza Tanzimat dönemi tam olarak dediği gibi hatta öncesiyle de tanzimata ihtiyaç duyulmasını gerektiren dönem diyelim, ad ve kimliğin olmadığı bir dönemdir. Osmanlı Türkçesi denir ama esasen öyle bir dil yoktur, o sarayda konuşulan bir yazı dilidir ve arapçanın birkaç harf eklenmiş biçimidir.
Bu yorum görüntülenemiyor
Bahsedilen İstanbul merkezli düşünce. Bölge bölge değişen düşünceler var tabi..
Gökalp manipülasyon yapıyor. Osmanlı, bir ailenin ismiydi. Osmanlıyı çökmekten kurtarmak için o dönem (Tanzimat’ta) farklı fikirler ortaya çıkmıştı: Osmanlıcılık, İslamcılık, Batıcılık, Türkçülük, vs. Bunların hepsi çöktü. Sadece Osmanlıcılığı savunanlar Osmanlı kimliği altında toplanmayı savunuyordu.
Bu Osmanlıcılık fikrini savunanların Türkçülüğü savunan veya Türk kimliğini benimseyen kişileri zaman zaman aşağılamış olması ve zorbaladıkları gerçeğini değiştirmez. Ayrıca Balkanlar başta olmak üzere etnik grupların kendi ulus devletlerini kurma eğilimi güçlenince bu proje pratikte başarılı olamadı. Bu noktada ortaya çıkan Türkçülük ise Osmanlıcılığın başarısızlığının alternatifi olarak değil, imparatorluk çözülürken yeni bir ulus-devlet zemini oluşturma fikri olarak güç kazandı ve Cumhuriyet’e giden süreci besledi, çökmedi. Yani mesele “akımların çökmesi” değil, imparatorluktan ulus-devlet düzenine geçişte farklı ideolojik çözümlerin tarihsel olarak rekabet etmesi.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.