Geçen yıl, bir kadına yazdığım bir mektuptaki imla sürçmesi üzerinde oynamıştım: Seni ne kadar sevmiş olduğumu asla bilemeyeceksin (tu ne sauras jamais combien je t’ai aimé) yazarken fiilin sonuna ée yerine é yazmışım. Sonra birileri bunun belki de eşcinsel olduğum anlamına geldiğini söyledi bana. Fakat geçen yıl açık seçik dile getirdiğim gibi, insan sevdiğinde cinsiyetin konuyla ilgisi yoktur.
Eskiler gelecekten korkuyor ve onu arındıracak formüller yaratıyorlardı; biz onun parıltılı yüzünü görmek için yaşamlarımızı verirdik -asla görmeyeceğimiz yüzünü.