Merhaba arkadaşlar. Şimdiden iyi bayramlar, hayırlı cumalar, çalışanlara başarılar, diğer klalanlara da iyi tatiller dilerim. Jules Verne’e ait sonunda çok fazla bilinmeyen, okunmayan ve reklam olmamış bir kitap okumanın gururuyla yeni bir incelemeye başlıyoruz. Yine bir yolculuk öyküsü olduğundan, yolu ve yolculuğu sever misiniz diye sorarak da başlamak istiyorum. Benim cevabım, yola kiminle çıktığım özelinde değişkenlik gösteren bir cevap olacak tabi. Chancellor (Şansölye) ise maceramıza konu olan geminin adı. Liverpool’a yolculuk yapıyor. Tabi ki yolcular ne yaşayacaklarından habersiz (bizler bekliyoruz bir şeyler olacak diye) ve ilk olarak da bir yangın ile karşılaşıyoruz. Yangın kısmı başlangıç için oldukça önemli çünkü yangın çıktığı andan itibaren gemiyi hatırlamak için Felaket Gemisi tanımı da yapmak mümkün.
Kazallon adındaki (bu isimler bir bana mı garip geliyor bilmiyorum cidden) adamın bu 4 aylık macerayı kaleme alıp bize anlatması da güzel bir detay. Gerçek hayatta ise Meduse isimli bir gemi 200 yıldan biraz daha fazla zaman önce bir kaza geçiriyor ve bu kitabın ilham kaynağı oluyor. Kitaptaki tartışmaların temel konusu ise bu yolculuğun nasıl ilerlediği ve neler yaşandığından çok ahlak, bağlılık, sadakat gibi kavramlara yönelik incelemeler ve bunların birbirleriyle olan çatışmalarından ibaret. İyilik sonunda kazanacak mı yoksa yine kötülük egemen mi olacak düşüncesi her alanda kitaba hakim diyebiliriz.
Özellikle gemiyi terk etmek zorunda kalmaları ve hayat mücadelesi vermeleri kısmı çok güzel işlenmiş. Yani hepimiz sonuç olarak özellikle ‘Ahlak’ temalı konulardan bahsediyoruz ama bu ahlak tam olarak nasıl tanımlanıyor bunu yapamıyoruz. Çünkü işin temeline kendimizi koyup net bir değerlendirme yapamıyoruz. Haksızlık bize yapılıyorsa bunu ahlaksızca niteleyebilirken, haksızlığı yapan bizlersek ne yazık ki bunu asla kabullenemiyor, görmezden gelebiliyoruz. Açıkça bunu ne dışarıya ne de kendimize asla ifade edemiyoruz.
Jules Verne her daim kitaplarında bu ahlak konusuna dikkati çekiyor ama bu dünyada her zaman var olan siyahi insanları ezmeye, onlara ırkçılık yapmaya da devam ediyor. Yani hiç alakasız yerde bir anda aşçının bir tarifi, yine kullandığı zenci terimi de dikkat çekici. Bazen çok sevdiğimiz insan olunca toz konduramıyoruz acaba o dönemde böyle mi söyleniyordu yani bütün dünya mı bu şekilde tanımlıyordu diye de sorabiliyoruz ama ben açıkça bunun ırkçılık olduğunu, yapan kim olursa olsun tasvip etmediğimi söylüyorum.
Bunun devamında bazı bilinmeyen meseleler olduğu da açık. Final kısmını çok beğenmedim biraz aceleye gelmiş gibi çabuk oldu ancak onun dışında iyi ilerliyordu ve pek çok sahne de can acıtıcı şekilde gerçekçi işlenmişti diyebilirim. Mesela bu bilinmeyenlerden biri de sanırım kazazedelerin mahsur kaldığında kullandığı Pitrik Asit oldu. Malum kendisi gemide pamuklar yanarken bulunmuş sonrasında varille bir kenara atılmış daha sonra da patlayıcı olarak kullanılmıştı. Yani eser 1874 yıllarında kaleme alınırken Pitrik Asidin kimyacılar tarafından keşfi ve tekstil boyası dışında kullanımı 1900 yıllarına aittir. Bitti mi? Hayır.
Yine eserin devamına baktığımızda şunu görürüz ki, Stockholm Sendromu olarak adlandırılan durum burada biraz benzer biçimde işlenmiş, baskıcı lidere boyun eğme meselesi üzerine odaklanılmış ve bunlar psikiyatri dünyası henüz ortaya tam olarak çıkmamışken yapılmış. Bir diğer dikkat çekici nokta ise şüphesiz ‘Yamyamlık’ ve bunun işlenmesi de Fransız denizcilik tarihinde yaşanan bir olay ve kazazedelerin hayatta kalmak için birbirlerini yemek zorunda kaldığı Medusa Salı Faciasından esinlenilmiştir. Yani macera serisine dahil edilse de aslında konusu bakımından insanlığın kendisiyle ve ilkel içgüdüleri ile yüzleştiği bir kitap karşımıza çıkıyor diyerek yazımızı tamamlayabiliriz.
İncelemeler:
#31264078#56163323#57596781#81252317#82211273#82291299#82340895#83993259#84255815#87627778#88172513#88831077#97490979#135539953#135547122#135570147#135619440#135620511#135621657#135623456#135649076#135667376#135677389#135699225#135703571#135768377#135814729#135881965#135887100#135890027#135893678#135897184#135939607#136004046#136033888#136063150#136067130#136074508#136117002#303890682#304156429#304188248#304591430
Okumalar:
Afrika Serüveni - Çizgi Roman
Akdeniz Korsanları
Altın Volkanı
Ay’ın Çevresinde (Ay’a Yolculuk)
Balonla Beş Hafta
Bayan Branican
Bayrağa Karşı
Begüm’ün Beş Yüz Milyonu (Beş Yüz Milyonluk Miras)
Bozkırda Yolculuk
Buharlı Ev
Buzlar Sfenksi
Buzullar Arasında Bir Kış
Cenup Yıldızı (Güney Yıldızı)
Chancellor
Çılgın Madenci - Çizgi Roman
Çin’de Bir Çinli’nin Başına Gelenler
Deniz Yılanı
Doktor Ox’un Deneyi
Dönüşü Olmayan Nehir - Çizgi Roman
Dünya’dan Ay’a (Ay’a Yolculuk)
Dünya’nın Keşfi - Cilt 1
Dünya’nın Keşfi - Cilt 2
Dünyanın Merkezine Yolculuk (Arzın Merkezine Seyehat)
Dünyanın Ucundaki Fener (Kahraman Fenerciler)
Halifax Korsanları
Kaptan Grant’ın Çocukları - Cilt 1
Kaptan Grant’ın Çocukları - Cilt 2
Kaptan Grant’ın Çocukları - Cilt 3
Karpatlar Şatosu
Kartal Yuvası - Çizgi Roman
Kutup Harekatı - Çizgi Roman
Kuzey Güney Savaşı - Çizgi Roman
Küçük İrlandalı - Çizgi Roman
Livonya’da Bir Dram
Macellanya
Meteor Avı
Mişel Strogof
Ne Altı Var Ne Üstü
Seksen Günde Devri Alem
Wilhelm Storitz’in Sırrı
Yanardağ - Çizgi Roman
Yaşama Tutkusu - Çizgi Roman
Yirminci Yüzyılda Paris
Yüzen Şehir
Hepimize iyi okumalar dilerim..