Bir çayın demi, bir ömrün çilesi ve kalbi hakikate râm etmeye adanmış satırlar...
Önümde açık duran bu sayfalar, sadece birer kitap yaprağı değil; nefsin çölünden geçip gönül ufkuna kanat çırpan bir ruhun hicretidir. Üstad’ın (
Necip Fazıl Kısakürek) kelimeleriyle örülü bu köşede, çayın sıcaklığı içimizi ısıtırken, tütünün dumanı da şu geçici alemin fahiliğini fısıldıyor yüzümüze. Biz bu satırlarda sadece fikir aramıyoruz; "Ben" davasından vazgeçip, hakikatin o muazzam nuruna uyanmanın sancısını paylaşıyoruz.
Şu fani dünyada duman gibi savrulurken, ömrü kelamın ve irfanın bereketiyle yoğurabilmek... İşte bütün mesele bu. "Çile"yi baş tacı eden, nefsini eritip ruhunu diriltenlerin izinde, kalbi bir sükutla sayfaları çevirmeye devam. Kendisinden ümit kesilmez olan Allah'ın selâmı üzerinize olsun!