·176 syf.····Okunma: 19 Mayıs 2026 00:00 Agatha Christie’nin 1936 yılında yazdığı Briç Masasında Cinayet, okurken sürekli “Tamam katili buldum galiba…” deyip birkaç sayfa sonra fikrimi değiştirdiğim bir kitap oldu. Bir ara benim için herkes katildi gerçekten…
Kitapta Bay Shaitana adlı gizemli ve zengin bir adam evinde bir briç partisi düzenliyor. Ama bu sıradan bir davet olmuyor tabii… Çünkü gecenin sonunda ev sahibi Bay Shaitana öldürülüyor ve briç masasındaki dört kişi; Bayan Lorrimer, Anne Meredith, Geoffrey Roberts ve Binbaşı Despard şüpheli hâline geliyor.
Kitapta Hercule Poirot, Müfettiş Battle, Albay Race ve Ariadne Oliver birlikte olayı çözmeye çalışıyor. Açıkçası bu kadar farklı soruşturmacının aynı kitapta olması çok hoşuma gitti. Bir de kitaptaki, polisiye kitaplar yazan kadın yazar Ariadne Oliver karakterini çok sevdim. Agatha Christie’nin bu kadın karakter üzerinden kendi bazı kitaplarına göndermeler yapması çok hoşuma gitti. Eğer o bahsedilen kitapları, Briç Masasında Cinayet kitabını okumadan önce okuduysanız o küçük nükteleri hemen farkediyorsunuz ve yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluşuyor. En azından benim öyle oldu.
Agatha Christie’nin dili her zamanki gibi çok akıcıydı. Sayfalar hızlı ilerledi ama aynı zamanda sürekli ipucu verdiği için dikkatli okumak gerekiyor bence. Sürekli “Aman bir şeyi kaçırmayayım” hissiyle okudum. Ben kitap boyunca sürekli değişik değişik teoriler kurdum ama yine ters köşe oldum.
Polisiye sevenlere kesinlikle öneririm. Özellikle kapalı ortam gizemi, bol şüpheli karakter ve zekice kurgulanmış olayları seviyorsanız bu kitap tam o hissi veriyor.