Kitabımız , saf bir adalet arayışıyla yola çıkan insanın, gücü eline geçirdiğinde nasıl bir zâlime dönüştüğünün psikolojik ve felsefi bir otopsisi gibi . Albert Camus burada adeta bir dedektif titizliğiyle tarihi deşiyor ve her büyük devrimin arkasındaki o trajik döngüyü önümüze koyuyor.Başkaldırı, kurumsallaşıp iktidar hırsıyla birleştiğinde kendi giyotinini, kendi toplama kamplarını yaratıyor.
Camus’ün tüm bu entelektüel karanlığın ortasına bıraktığı o tek cümle ise bir çıkış yolu, adeta bir manifesto.:, Başkaldırıyorum, o hâlde varız...
Buradaki incelik şu;. başkaldırı bireysel bir ego savaşı ya da her şeyi yakıp yıkma arzusu değil. Aksine, insan onurunun ortak sınırını koruma çabası. Sınırı aştığın, adaleti sağlamak adına cinayeti meşrulaştırdığın an başkaldırı bitiyor; yerini totaliter bir karanlığa bırakıyor. Camus, Avrupa’nın bu kanlı, mutlakiyetçi ideolojilerine karşı Akdeniz Düşüncesini, yani ölçüyü ve insan hayatının o biricik değerini savunuyor.
Jean-Paul Sartre gibi döneminin parlayan entelektüelleri konforlu köşelerinden büyük ideolojileri ve rejimleri alkışlarken, Camus’un tek başına kalma pahasına bu kitabı yazması, insan onuruna sadık bir duruşun en somut örneği.Sarsıcı, tavizsiz ve her satırında insan psikolojisinin o tekinsiz sınırlarında dolaşan, zamansız bir başyapıt....
Jean-Paul SartreAlbert Camus bu ikilinin dostluk yolları 1943 yılında, Nazi işgali altındaki Paris’te kesişti. Jean-Paul Sartre Camus’ün Yabancı romanı üzerine muazzam bir inceleme yazarak ona olan hayranlığını ilan etmişti. Camus ise Fransız Direniş Hareketi’nin yeraltı gazetesi Combat’ın yayın yönetmeniydiyani aksiyonun tam göbeğindeydi.Sartre ve sevgilisi Simone de Beauvoir Camus’un karizmasına, sokaktan gelen o fütursuz ve dik duruşuna hayran kaldılar. Paris’in dumanlı kafelerinde, caz kulüplerinde sabahlara kadar süren felsefi tartışmalar, o dönemin varoluşçu" rüzgarını doğurdu. O yıllarda kader birliği yapmış iki sıkı dosttular.İplerin kopmasına ve araların bozulmasına neden olan fitili, ..Başkaldıran İnsan" kitabı ateşledi.