José Ortega y Gassetİnsan ve ''Herkes'' bireyin kendiliği ve ötekinin bakışının fırlatılışındaki konu hakkında ben ve herkes olmakla birlikte; Friedrich Nietzsche'nin 'sürü insan' ve 'üst insan' kavramlarından hareketle bir ben ve herkes algısının ve olgusunun neliği hakkında bir tanıtlama ve açıklama sunmuştur. Bu bağlamda eser hem felsefi hem de sosyolojik bir çözümleme sunmuştur.
José Ortega y Gassetİnsan ve ''Herkes'' kitabında hem bireyin kendi içindeki tikel ve tümel yanlarını hem bireyin kendilik şuurunu hem de toplum olma ve toplumsal kodların bireyin oluş-bozuluş ve evrimselleşmesindeki neliğini, nasıllığını eklemleri dışsallayarak kökten yani ana ve saf halinden hareketle tanıtmalama ve tanıtmaya çalışarak; okuyucunun kendi ve herkes dualitesindeki mekan-zaman ikil boyuttaki alanını vaaz etmiştir. Bu vaaz edişin olgusallığı ve algısallığı düşünüldüğünde sosyolojik bağlamda 'insan olmanın' denklemlerini hem tartışmış hem de düşüce dünyasından hareketle sonuçlarını ortaya koymuştur. Yine kendi düşüncesinden harektle ortaya koyduğu varsayımları da aktarırken eylemsel ve duygusal örneklem uzayı sunarak kabul edilebilirliğini artırmaya çalışmıştır.
Kitapta insan, toplum ve herkes olmanın metafiziksel yörüngesi bağlamı düşünüldüğünde ruhsal yönden çok az bir alan verilmiş ancak verilen alanda da hıristiyan teolojisinin kavramları kullanılarak birey-toplum, birey-öteki ve öteki-toplum arasındaki etkileşim ve iletişim üzerinden de modern dünyanın teknolojik savları hakkında da kısmi oranda da olsa okuyucu olarak çıkarım yapacak alanlar bulunmaktadır.
Etnografik ve antopolojik bağlamda açıklamlar sunan José Ortega y Gasset karıncalar ve arılar üzerinden örneklem uzayı kurarak homosapiens ve biyolojik evrimselleşme sentaksında da 'insan, toplum, herkes ve öteki' kavramlarına yakınsal bir mercek tutar. Bu mercek bize bir yanda da Carl Gustav Jung'un 'dört arketip', Sigmund Freud'un 'id-ego-süperego' gibi kavramlarından da hareketle devletin inşa temellerini de tanıtmaktadır. Bu tanıtmayla birlikte yasa, örf, adet, gelenek ve görenek gibi hem bilinçli hem de bilinçdışı yanlarımızı bize yani okuyucuya kavramsal ve eylemsel rotalarla bir izek ve yol göstermiştir.
Gelenek ve görenek noktasından da yazarın bireyin ve toplumun 'kültürel hafıza'sının da aksiyomları anlatılmıştır. Bu anlatımla birlikte bireyin 'sürü insanı' içindeki 'üst insan' benliğini hatta günümüzün hala tartışılan 'özgürlük, bağımsızlık' gibi kavramlarına da ilintili satırlar bulunabilir. Kısacası yazar sosyolojik kavramları zoonpolitikon suntasında yeni olmamak kaydıyla farklı bir bakışla anlatmaya çalışmıştır.
Sonuç olarak José Ortega y Gassetİnsan ve ''Herkes'' eseriyle insan-toplum-öteki kavramlarına hem felsefi hem de sosyolojik hinterlandı kullanarak eserini inşa ederken, bir yanda da bu kavramları tümel ve tikel alanlarını geliştirmeye çalışanları eleştirmiştir. Kısacası eser hem bilimsel hem de eleştirel yapıya sahiptir. Bu da esere ikil bağlamda anlaşabilir bir yetkinlik vermektedir. Bu ikilik eserinde isminde de olduğu gibi hem insan hem de herkes gibi anlaşılmasını sağlamıştır.