Hayal kırıklığı!!
7/10
·418 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 13:12
“Bir roman, anlatmak istediği fikirlerin ağırlığı altında ezilir mi?” Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün Ahmet Ümit ’in okuduğum dördüncü kitap olan Beyoğlu'nun En Güzel Abisi ’nden bahsetmek istiyorum. Açık konuşacağım; Bir Aşk Masalı ’nı saymazsak ( onu hiiç beğenmemiştim) Ahmet Ümit’ten şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında en az beğendiğim eser bu oldu. Üstelik bu kadar övülen, bu kadar sevilen bir kitaptan bunu hiç beklemiyordum. Belki Başkomiser Nevzat serisine kronolojik sırayla başlamamış olmamın bunda bir etkisi vardır, bilemiyorum. Çünkü bu kitap, Başkomiser Nevzat’la tanıştığım ilk kitaptı. Ama dürüst olmak gerekirse, yıllardır duyduğum övgülerden sonra karakterle aramda beklediğim o bağı da kuramadım. Kötü bir karakter değildi elbette ama bende “işte bu yüzden herkes onu bu kadar seviyor” duygusunu uyandırmadı maalesef... Kitabın beni en çok zorlayan tarafı ise klişeler oldu. O kadar fazla klişe vardı ki birçok yerde kendimi bir roman okurken değil de Arka Sokaklar’ın bir bölümünü izliyormuş gibi hissettim. Mafya tiplemeleri, polislerin kendi aralarındaki konuşmaları, bazı olayların ilerleyiş biçimi… Bir süre sonra beni hikâyenin içine çekmek yerine hikâyeden uzaklaştırmaya başladı. Açıkçası kitabın büyük kısmını sıkılarak okudum. Ama beni asıl rahatsız eden şey bu da değildi. Daha önce Ahmet Ümit kitaplarıyla ilgili yazdığım incelemelerde de bundan bahsetmiştim. Ahmet Ümit’in romanlarında çoğu zaman çok yoğun bir mesaj verme isteği hissediyorum. Elbette edebiyat yalnızca güzel cümleler kurma sanatı değildir. Edebiyat aynı zamanda topluma ayna tutar, sorgulatır, rahatsız eder, düşündürür. Buna sonuna kadar katılıyorum. Fakat güçlü bir romancı, söylemek istediği şeyi hikâyenin içine yedirir. Siz o mesajı satır aralarında hissedersiniz. Buradaysa birçok yerde karakterlerin konuşmalarını değil, bir siyasi tartışma programında yazarın düşüncelerini dinliyor gibi hissettim. Roman zaman zaman bir kurgu olmaktan çıkıp köşe yazısına dönüşüyordu sürekli... Yanlış anlaşılmasın; burada mesele anlatılan görüşlere katılıp katılmamam değil. Hatta dile getirilen düşüncelerin önemli bir kısmına katılıyorum. Ama romanın önüne geçecek kadar görünür olmaları beni rahatsız etti. Çünkü bir noktadan sonra hikâyeyi değil, verilmek istenen mesajı okumaya başlıyorsunuz. Yine de kitabın son yüz sayfasında tempo belirgin şekilde yükseldi. Benim için asıl okuma keyfi de o kısımda başladı. Ayrıca Beyoğlu’nun karanlık yüzünü, yozlaşmış ilişkilerini ve arka plandaki toplumsal meseleleri anlatma konusunda Ahmet Ümit’in başarılıydı, ki zaten yazar bu tarz konularda çok iyi. Ama genel olarak baktığımda, bu kadar övülen bir kitaptan çok daha fazlasını bekliyordum. Benim için ne yazık ki beklentisinin altında kalan, fazlasıyla klişe ve gereğinden fazla uzatılmış bir roman oldu. Tavsiye eder miyim? Hayır etmem… Okunacak edebi değeri yüksek bir sürü roman varken ve sınırlı bir ömrümüz varken bu kitaba zaman ayırmaya değmez bence… Ama yine de seçim sizin :)) Kitap ile kalın, görüşmek üzere…
Edebiyat
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,5bin okunma
·
1.087 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Bu arada incelemeyi yazarken değinmeyi unutmuşum: Yazarın kendini kitabın içine bir karakter olarak sokup sürekli övmesi inanılmaz iticiydi. Tamam karakter olarak yazarların kitaba dahil olması bazen hoş olabiliyor ama kendini övmesini Ahmet Ümit gibi bir yazara hiç yakıştıramadım. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim. 🤭😇
Sağ ol kankam sayende listemden bir kitap eksildi Bence milletin sevme amaci çabuk okunması diye yorumluyorum elimde gitmiyor zaten Ahmet Ümit okumaya Dediğin gibi o kadar çok okunacak kitap var ki Eline , zihnine sağlık kankacım bir dahaki incelemeni bekliyorum ✨📚
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Yücel Ünal Ahahaha 😂
Ahmet Ümit, hem tarzı hem de bazı kitapları hakkında yapılan yorumlar nedeniyle beni hiç çekmeyen bir yazardı. Bu inceleme, bu düşüncemi bir kez daha doğruladı. Sanırım hiç okumayacağım yazarlar arasına girdi. :). Bu güzel inceleme için tebrik ederim.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Ağır klasiklerden sonra akıcı kitap arayışım oluyor, böyle zamanlarda polisiye türü kurtarıcı oluyor benim için. Ahmet Ümit’e de böyle başlamıştım. Bir iki kitabını beğenmekle beraber çookk abartılan bir yazar olduğunu düşünüyorum. Okumazsanız hiçbir şey kaybetmezsiniz Serkan Bey, hele bu kitabına hiç elinizi sürmeyin 🤭 Yorumunuz için de teşekkür ediyorum 🍀
Yoğun mesaj verme ve siyasi görüşü yedirme olayını Zülfü Livaneli de de hissettim ve yazarı okumayı bıraktım.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Franklinia Katılıyorum size.