Selamlar. Orhan Kemal'in ağlayarak yazdım dediği bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum. Nihayet vakti geldi de tanıştık. İyi ki okudum.
El Kızı, yazarın toplumsal gerçekçilik bakış açısını belki de en güzel gösterdiği kitaplardan biri. El Kızı için oldukça pasif olan,nereye çeksen oraya hareket eden Nazan'ın hikayesi diyebiliriz aslında. Nazan, rastlanabilecek en kötü kayınvalidelerden biri olan Hacer'in gelinidir. Kocası Mazhar ise, Nazan'da istediği kadın profilini bulamayan bu yüzden de ondan soğuyan bir adamdır. Bir de minik oğulları Haldun ile dört kişilik bir konak yaşamında geçer kitap. Bu yaşamı okurken sinirlenmemek, üzülmemek elde değildi. Bu aileye ek daha bir sürü karakter var kitapta. Ama bu kitapta sevdiğim bir tane bile karakter olmadı ne yazık ki. Hepsi farklı yerden beni çıldırttı gerçekten. Aralarında en masumu tabii ki Nazan. Ama ben de onun bu kadar kendini ezdirmesine, koşulsuz güvenmesine, hep pasif kalışına çok daha fazla sinirlendim. Evet Kemal bize toplumsal alanda bir aile profilini veriyor. Ve bu tarz aileler sadece kitaplarda değil gerçekte de karşımıza çıkabiliyor. O yüzden belki de bu kadar dokundu bu hikâye..
Her bir karakteri ustalıkla işleyen, bu yüzden hepsi tanıdıkmış gibi gelen kitapları çok seviyorum. Bu kitap da benim için öyleydi. Türk aile yapısını, ahlâkı, doğruyu, yanlışı, toplumsal normları, yargıları, kötülüğü, çıkarcılığı, aşkı ve daha birçok temayı içinde barındıran gerçekçi bir hikâye. Yazardan okuduğum üçüncü kitap ve hepsi de beni çok etkiledi. İyi ki yazmışsın Kemal ve biz de iyi ki okuyoruz.