Gece Sancısı
Pencereden bakıyordum uzun zamandır. Adamın biri kaldırım taşına oturmuş, sokak lambasının ışığında kendi kendine konuşuyor gibi, gizlice izliyorum. Ağlıyor sanıyorum yok hayır gülüyor, aldanıyorum. Yanına mı gitsem acaba; düşünüyorum. Bir derdi var, her şey ortada diyorum ama beni ne ilgilendirir. Hem geceyarısı olacak iş mi? Git yat! Zıbar! Yatağıma doğru yol alıyorum ama kemirgen bir duygu içimde. Kendimi yiyip bitiriyorum anlamsız yere. Sıkıntım çoğalıyor. Neden? Bir soluk, kendimi sokağa atıyorum don paça. Sokak lambasının ışığında adam arıyorum, yok! Kendimi arıyorum, yok! Kendi kendime konuşuyor muyum yoksa burada? Kaldırım taşına oturup bakıyorum yalancı boşluğa. Fakat nereye kadar; ağlıyor muyum yoksa gülüyor mu? Başımı kaldırıp bakıyorum. Pencerede gizlenmiş bir yüzü, ıstırap içinde ve kuşkuyla beni seyrederken görüyorum. Biran önce sabah olmalı!
Edebiyat
··
8 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık, kısa ve güzel bir gece hikayesi. Benzer bir şeyi bir kitapta da görmüştüm sanki, hatırlamıyorum ama. Gök kubbede söylenmemiş söz olmadığını biliyoruz zaten hepimiz. Güzel olmuş , teşekkürler katkınız için.
Odessa
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim, bir daha ki ayın konusunu merakla bekliyorum :)
Okurken aklıma direkt Hasan Ali Toptaş'ın Gölgesizler filmindeki şu kısacık sahnesi geldi. :) youtu.be/yzxivrj4rXM Rüya ile seyreden gelgitler en çok gecenin çepeçevre saran karanlığına yakışıyor gerçekten. Güzel bir öykücük olmuş bence. Elinize sağlık.
Odessa
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Mustafa bey :)
"Uzun zamandır penceremin ardindan sokağı izliyordum. Sokak lambasının altında oturan bir adam, kendi kendine konuşuyor gibiydi. "Diye başlamak daha iyi olabilirdi. Yazıda anlam ve cumle hataları çok var. Daha ilk paragrafta göze batıyor. Tekrar duzenlemenizi tavsiye ederim.
Odessa
Gönderi Sahibi
Tavsiyeniz için çok teşekkür ederim. Kendimi düzeltmek için elimden geleni yapacağım. :)