Gönderi
Neslihan T.
Mustafa Kemal'ı inceledi.
520 syf.
Üzgünüm, duymak isteyeceğiniz şeyleri bu incelemeye yazmayacağım. Hatta incelemem belki de birçok arkadaşı(mı)n hoşuna gitmeyecek. Ama bu gerçekleri söylemekten çekineceğim anlamına asla gelmiyor. İlk çıktığı zaman kitabı elime aldım. Yavaş yavaş ve sindire sindire okuyup bir nevi önyargılarımı silmeye çalıştım. Ama üzgünüm, kitabın kapağını kapatırken önyargılarımdan kurtulamadım aksine düşündüklerimin gerçek olduğa karar verdim. Sarı saçlı paşa mavi gözlerini ufka dikmişti... Yunan ordusu tırsmıştı... Ondan sonra İsmet geldi... Ve.... Bir kıyamet koptu... Toplar... Tüfekler... Süngüler... Savaşı kazanmıştık... Paşa geldi ve ilk emrini verdi... ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ!!!... Ne hissettirdi? İnsan o anı birden yaşamış gibi oluyor değil mi? Tabi burası kitapta yazmıyor ben sadece kendi kelimelerimi dökmeyi denedim.(Özdil tarzı) Kitap güzel, hatta Atatürk çok çok güzel anlatılmış bu konuda herkese katılıyorum. Ama Özdil’i bu kitapta açıkcası samimi bulmuyorum. Atatürk sevgisine, Cumhuriyet bağlılığına, kadınlara verdiği öneme, gençliğe ve geri kalan her şeye asla lafım yoktur ki kendisi köşe yazılarından da nadiren sevdiğim(?) bir gazetecidir. -çok nadiren- Sadece anlamaya çalışıyorum. Neden? Niye? O kadar kitabın reklamını yapıyorsunuz, kitap binlerce basılıyor, Mustafa Kemal’i böyle görmediniz diyorsunuz, bu kitap için 10 yıl hazırlandım diyorsunuz ama okuyucularınıza kaynak gösterme zahmetinde bulunmuyorsunuz. Bazı noktalarda tamamen size kaynak görmeden onaylamamızı istiyorsunuz. Ee bunun muhalefet olanlardan ne farkı var? İyi yazıldı diye bir şey körü körüne görmeden inanmak mı lazım? Buna asla katılmıyorum. Aynı şeyleri de düşünsek, aynı bağlılıklara da sahip olsak, bir kaynak ve bir belge görmeden sadece yazan kişi için “O Yılmaz Özdil, yanlış yazmaz ona inanacağız!!!” gibi bir düşünceye sahip değilim. Bu yüzden yazdığı birçok hikaye bende havada kalmıştır. Kaynak olmadığı için de alıntılarına bile isteye yer vermedim. Bu kitaplar bana göre çerezliktir. Alırsın ve bildiğin insanı farklı kişinin bakış açısından tekrar okur, tekrar sorgular, tekrar hafızanda yerini korursun. Sadece şunları söylemek istiyorum. Bu kitap için “Örnek olsun, düşmanları belki alır, okur ve onu tanır,” denildi. Ama cidden bu kaynak, belge vs.. olayları benim için çok çok önemli. Yani bir insana bir şey anlatmak, öğretmek istiyorsan ona delillerini sunmak zorundasın. Ha sen sunarsın o yine yalanlar orası çok ayrı... Ama sen o ortamı yine de sağlamak zorundasın ki eğer böyle bir işe kalkışıp şu dönemde Atatürk kitabı yazıyorsan. Açıkcası bu tarih kitapları mevzusunda fazla titizim. Kaynakça olarak yabancı kitaplardan ve onların belgelerinden de kitaplarda yer edinmesini isterim. Çünkü bu tarihi, savaşları tek bir ülke yaşamıyor. Bu insanlara ve geçmişe dair yabancı kaynaklardan da çok fazla bilgi ve belge var. Bir kitap bana her şekilde açık olmalı ve her şekilde emeğini göstermeli. Üzgünüm, bu kitap bana buram buram para kokuyor. Samimi bulamadım. Zaten tarihçilerin de sizleri(gazeteci ya da diğer meslek gruplarını) doğru şeyler yazsanız bile örnek göstermemesinin sebebi budur. Geçenlerde tarih bölümünde akademisyenlik yapan arkadaşımla sohbet ediyordum. Kendisine bir soru yönelttim. Sorumu cevaplamakta tereddüt ettiğini söyledi ve ona “neden?” diye sordum. Kendisi ise bana şöyle söyledi: “Benim uzmanlık alanım bu değil. Hobi olarak o konuya yoğunlaşsam bile bir şeyden net olarak konuşamam ama sana elbette anlatırım. Fakat şunu söyleyeceğim. Hepimiz alanlar seçiyoruz. Her yıl veya ay, dünya çapında ortaya çıkan bir sürü belgeler, bir sürü kaynaklar keşfediyoruz. Ya da araştırmalar sonucu ortaya yeni şeyler çıkartıyoruz veya çıkıyor. Hepimiz her alan için bütün bilgilere sahip olamayız. Çünkü çalışmak ve öğrenmek özveri istiyor. Bunu sağlamak da çok zor. Ama sana çok güzel kitaplar ve tarihçiler önerebilirim. Uzmanlık alanlarında yıllarca çalışma yapmış insanların kitaplarını okuyabilirsin. Tarih bilgi ister, tarih kaynak ister, tarih emek ister. Bunu unutma.” Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkürler.
Mustafa Kemal
9.1/10
· 10,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
35
Yorum
31
Paylaşım
413
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler 
Hannibal
Normalde bu kitaba karşı görüşüm olumsuz olduğundan kitabı almayı bile düşünmüyorum fakat incelemeniz o kadar ilgimi çekti ki sırf son kısımdaki anekdot için bile paylaşırdım.
2
Hafsa Acar
YORUM GÖRÜNTÜLENEMİYOR.
11
Nildem Dursun
Akl-ı Kemal bence tüm kaynaklarıyla birlikte açıklanmış ve yazılmış çoğu araştırma kitabından çok çok daha iyi. Bu dusuncelerinize katılıyorum ve belki haddim değil ama " Aklı Kemal / Sinan Meydan" tavsiye ederim. İyi okumalar.
3
Mama
Böyle bir yorum arıyordum :) . Teşekkürler. Bu kitabı kesinlikle okumalısınız tarzı yorumlar değil. Okuyacağım kitapları araştırırken tavsiye eden veya etmeyenlerin nedenleri ile beraber açıklama yapanları dikkate almaya çalışıyorum. Yani tarafsız bir bakış açısı olması önemli açıklamaları okuyanlar için. Tarafsızlık tartışılır ama yazınız için tekrar teşekkürler.
4
Muhammet
YORUM GÖRÜNTÜLENEMİYOR.
2
Daha Fazla Göster