EVREN, İLK BAKIŞTA DÜŞÜNEBİLECEĞİNDEN ÇOK DAHA ZENGİN VE ÇOK DAHA EKSİKSİZ.
Türkiye ne garip bir ülke değil mi? Genel anlamda sorgulamaktan, düşünmekten, kritik yapmaktan kendimizi soyutlamışızdır. Hazır olanı alıp kafamıza yerleştirirken de bir gram rahatsızlık duymamışızdır. Evet 1984 ülkemizde Kürk Mantolu Madonna'dan sonra en çok okunan kitap. Belki istatistiki anlamda yanlış bir bilgidir ancak en çok okunanlar arasında yer aldığı kesin. İnsan düşünmeden edemiyor sorgulamaktan, düşünmekten uzak bir milletin bu kitaba bu kadar ilgi göstermesi biraz garip değil mi? Garip. Tamam okuduk, beğendik, denizin kenarında kahve ile resim çekip İnstagram'lara yükledik, sonuç olarak ne anladık? Ne anladığımız ortada sanırım :) Popülarite tanrısına hizmetlerimizi sunduk ve kitabı bitirdik. Gerisini popülarite düşünsün. Lanet olsun Amerika'nın oyunları! Hayınlarrr! Bu kitabı okuyanların en azından dönüp gerisin geri bir bakması lazım.
Düşün ey Türkiye! Var olmak istediğinizi biliyorum :)
Örtbasçılık! Böyle bir kavramı ilk duyduğunuzda bir şeylerin yanlış gittiğini bilirsiniz. Totaliter Okyanusya rejiminin bağrında bir adam var Winston Smith. Örtbasçılık memleketinin kıdemli bir üyesi (!) Travenian'ın Şibumi adlı kitabında 'Şişko' adında bir sistem var. Yeryüzünde ne kadar insan var ise duygularına kadar bilen bir sistem. Bu sistem sayesinde büyükbaşların kurulu düzenine asla zeval gelmez. Yıl 1973'ler! Burada da herkes tele-kartör sistemi tarafından dinleniyor. Ulu Big Brother'ın yıkılmazlığını sağlamak birincil şart. Hepimiz hayatlarımız adına özgür kararlar alan insanlarız değil mi? Eveeeet! dediğinizi duymaz gibiyim. Çünkü değiliz! Emrah Serbes'in Hikayem Paramparça adlı kitabında da dediği gibi ''Kendimizi özgür zannediyoruz oysaki sadece ipimizi biraz uzun bırakmışlar.