CİNSEL AÇLIK BİR SAPKINLIKTIR
8/10
·296 syf.··
2018 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2018 21:43
YouTube kitap kanalımda Yaşasın Orgazm kitabını önerdim: ytbe.one/ObfKUmJ9FXM Oğuz (Yaş 14) : Orgazm ne demek anne? Annem : Çok ayıp. Nerden duydun o kelimeyi? İleride öğrenirsin. Oğuz (Yaş 24) : Yaşasın Orgazm! "Kişinin eşini daha iyi tanıyabilmek için evlenmeden önce hayatını geçireceği kişiyi çıplak görme izni vardır." Ütopya / Thomas More Eşlerinizi iyi tanıdığınızı düşünüyor musunuz? Eşlerinizin nelerden hoşlandığını ya da şu an bu yazıyı okuyan istisnasız olarak herkesin annesinin ve babasının orgazm adındaki ötekileştirilmeye çalışılan, konuşulmasından korkulan, çekinilen duyguyu yaşayarak o kişiyi dünyaya getirdiğini biliyor musunuz? Muhtemelen biliyorsunuz, çünkü lise derslerinizde bu bilgi size teorik olarak sadece bir ders saatinde gösterildi. Fakat bu muazzam ve eşsiz duyguyu sırf toplum tarafından eleştirilirim, kötü görülürüm diye konuşmaktan çekiniyorsunuz. Üstüne çocuklarınızın da merak duyduğu bu tür sorulara doğru dürüst cevap veremiyorsunuz. Şu an bu yazıyı okuyan bir anne, bir baba ya da herhangi bir insan olabilir. Orgazm, eşlerin birbirlerinin vücutlarını ve aslında bir bakıma evliliklerinin sürecini tanıma aşamaları için olmazsa olmaz bir basamaktır. Bir doyumdur. Eşlerin ömür boyu birbirlerinin bağlılığı için attıkları bir imzadır. Bu vücut ve hoşlanılan zevklerin tanınma basamağı geçilmeden orgazmın da sadece vajinal seksten ibaret olarak düşünülme yanılgısı çok normal ve yaygındır. Böyle duygusuz kişilerin orgazmı salt geçici bir zevk malzemesi olarak düşünmesine şaşırmamak gerek. G noktası diye anılan Gräfenberg noktası, klitoris, klitoris şaftı, üretra, vulva, iç dudak ve dış dudak gibi tanımları öğrenip, ilişkileri duygusuzlaştırmaya ve kusursuzlaştırmaya çalışan bir porno endüstrisine rağmen uğruna bir hayat adanacak eşin de istekleri göz önünde bulundurularak bir ilişki nasıl yakınlaşma, tensellik, şefkat, sarılma ya da duygusal bağ gibi temellerden inşa edilebilir? Kitap her ne kadar kapağında "Kadınlar İçin Sıradışı Bir Rehber" olsa da ben kadınlardan çok ülkemizin erkeklerinin okuması gerektiğini düşünüyorum. Zira ülkemizde her zaman var olan cinsel açlık, bir erkeğin yanından geçen herhangi bir giyim tarzındaki kadını bir seks objesi olarak görmesi, tecavüzlere ve kadın ölümlerine gereken cezaların verilmemesi gibi düşünceler hastalıklı düşüncelerdir. Düzmek, becermek, koymak, kaymak, basmak, yaslamak, pompalamak, kaçak et kesmek vs. gibi bir sözcük dağarcığı çeşitliliği yeteneğinin, küfürlerin kadın organı ve anneler üzerinden gerçekleştiği bir ülkede olmasına şaşırmamak gerek. Halil Cibran'ın söylediği söz ülkemin bütün cinsel açlarına gelsin! : "Senin fikrin güzel kadından, çirkinden, iffetliden, orospudan, akıllıdan ve aptaldan bahseder. Benimki ise her kadında bir anne, bir kız kardeş ya da herhangi bir erkeğin kız evladını görür." Allah aşkına kadın ölümlerinin bir nicelik olarak kayıda geçtiği ve haberlerde zaplayıp kanıksadığımız -vah vah çevir şu kanalı ya bu ne biçim haber böyle de deriz- o kadınların bir ölüm sayacı gibi sayıldığı siteden kaçınızın haberi var? anitsayac.com Yoksa erkeklerin bu ülkede orgazm oldukları konu kadınlara tecavüz etmek ve onları öldürmek midir? Hastalık ancak aşı ve ilaç gibi yöntemlerle geçirilebilir. Bu konunun en iyi ilacı ise cinsellik konusunda çocukluktan beri olması gereken bir kesintisiz eğitim sürecidir. Merak açlığı ancak bilgi tokluğuyla doyurulabilir. Fakat biz tam tersine ne geleceğin yetişkinleri olacak çocuklarımıza böyle konulardan bahsederiz, ne de onlar sorular sormasına rağmen bu soruları cevaplamaya çabalarız. Bu konunun öğretilmesi ve bu konunun toplum içerisinde konuşulacak rahatlığa ulaşması maalesef şu an bizim ülkemiz için bir ütopya seviyesindedir. O zaman tekrar diyelim, yaşasın orgazm!
İlişkiler
Yaşasın OrgazmDorian Solot · Aganta Kitap · 2020671 okunma
··
10,1bin Gösterim
16 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sizin ve sizler gibi düşünen erkeklere rastlamak hele ki bu erkek egemen sistemde karanlığın içinde ki minik bir pencere/aydınlık belki, çünkü öylesine büyük bir karanlığın içine hapsolmuşuz ki! Düşünceleri bilgileri yayarak daha cok aydınlığa vesile olacaginizdan umutluyum.. Kaleminize/fikirlerinize sağlık..
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Düşünceleriniz için teşekkür ederim Fatoş Hanım, dediğiniz gibi bu pencere çok küçük bir pencere ve kapanmasını isteyen de maalesef çok kişi var. Çünkü böyle şeylerin konuşulmasından insanlar genelde hoşlanmazlar. Keşke -özellikle de eşler için- gerçek hayatlarımızda da bu konudaki sıkıntılarımızı ve isteklerimizi rahatça söyleyebilsek birbirimize.
İncelemeyi de okudum, sonrasında yorumları da okudum. Oğuz emeğine sağlık öncelikle. Hep derim sitede özgün olan insanlardan birisin. Hem yüz yüze de tanıdığım için söyleyebiliyorum bunu, kafan farklı bir şekilde çalışıyor. Sonrasında "Masum değiliz hiç birimiz" diye bir şarkı vardır çok güzel, dinleyin Bir de "Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil" sözü vardır baya anlamlı. Bu ikisi de aynı anlamlara geliyor zaten. Keşke herkes bu bilinçte olsa ama mümkün olmadığını biliyorum, çoğu şeyin bu ülkede, bu dünyada mümkün olamayacağını bildiğim gibi. Beni tanıyanlar bilir gerçekler derim genel de, çoğu da acı gerçekler oluyor, insanların yüzleşmek istemediği durumlar, görmezden geldiği durumları vs. söylediğim için. Bazen de eleştiri alırım bu konuda ama işte İnce Memed'in içindeki kurt gibi içimde yer etti kurtulmak mümkün değil. Bu bana zarar da veriyor farkındayım ama yapacak bir şey yok. Çok fazla konuştum şimdi gelelim incelemeye ve yorumlara. Çocuklukta sorduğun soruya gelelim. Mesela çocuklukta okullarda Matematik, Türkçe vs. vs. bir dünya ders alıyoruz, din dersi de var bunun içinde hatta yetmiyor camiler, kurslar vs de bunun için eğitim veriyor. Peki cinsel eğitim? Eksik 1 Hadi okul vs geçtim peki Aile? O da ayrı bir eksik. Çünkü tabularla doluyuz. Ayıp, günah vs bir dünya şey. Hani çocukken sorardık ben nasıl oldum diye seni leylekler getirdi, yok yolda bulduk vs klişeleri vardı. Aslında çocuk merak ediyor da işte aileler bu konuda çok eksik. Eğitim yok çünkü ne anlatacak ki çocuğa. Kızmıyorum da aslında çünkü öncesi de böyle. İstanbul toplantısında da birkaç kere açıldı bu konu ama sonra kapandı hemen bir şekilde. Çünkü bir çekinme durumu vs var. Eğitim dedik ya acaba bu eğitimi verebilecek kaç insan var ülkede. Veya başka eğitimleri. Bu da ayrı bir tartışma konusu. Çok eksiğiz çok. Bir yerden belki bir gün başlanır da değişir şu durum ama zor gibi... Bu işin kadını erkeği yok arkadaşlar. Aşağıda bir yorum vardı "Toplum ne zaman bu konulara girdi, kadınlar da değersiz olmaya başladı" diye. arkadaşlar bu toplumda kadınlar ne zaman değer gördü acaba? Ciddi soruyorum bunu, hayır ne zaman değer gördü ki, bu konular konuşulmaya başladığında değersizleşti. Toplumumuzda yer edinmiş bir diğer tabu da, erkek yapar yaa n'olcak ama kadın yaparsa oooooo kıyametler kopar. Burada Oğuz'un cinayetler kısmına getireyim lafı. Belki Oğuz eksik kaldı bu konuda cinayetle ne alakası var vs diyenler olabilir. Töre cinayetleri desem yeterli olur mu acaba? Açmamı ister misiniz? Bence gerek yok net olarak anlaşılıyor zaten. Belki anlatmak istediklerimi tam anlatamadım ama olsun. Oğuz tekrar emeğine sağlık.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Açıkçası bu inceleme kendimin çocukluğundaki eksikliklerden de bir iz taşısın diye dedim, çünkü gerçekten de sorduğum sorular ve yukarıda yazdığım içselleştirmeler yaşandığı için bunları yazıyorum. Eğitim okul aşamasından önce ailede başlar fakat insan, ailesinden duyamadığı şeyleri okuldan, okuldan duyamadığı şeyleri arkadaş çevresinden, arkadaş çevresinden duyamadığı şeyleri bu sefer tanımadığı insanlardan duymak ister. Böylece bilgisizleştirilmenin yaşandığı bir toplum yapısında olay istenmeyen ve önü alınamayan yollara gider. Yazarken kasmak yerine okuyup kendi toplumuma yararı olacağını gördüğüm kitapları böyle bazen alakasız görülebilecek şeyler olsa da detaylandırıyorum ki daha fazla farklı görüşlerden insan görsün, okusun. Misal olarak; Bir Başka Din: Tasavvuf kitabı Eksiklerimi sen tamamlamışsın kardeşim, benim esas bu konudaki yaram televizyonda kadın cinayetleri çıktığında ailem içerisinde televizyon kanalının çevrilmesi yönündeki istekten doğan bir durumdu. Ben de bu konudan cinsel eğitim konusuna tümevarım yaptım, kendim de bu konuda bir şey yapmıyorum. Fakat bu inceleme bile bu kitabın alınması için bir bilinç oluşturmak değil midir? Şu an bu inceleme yazılmamış olsa onlarca insan “bir de şöyle düşüneyim bakalım neler olacak” algısına bürünebilir mi? Bu ülkede elimden gelenin en iyisi bu. Daha iyisini yapmak için ise çalışıyorum. Yorumun ve vaktinden ayırdığın için teşekkür ederim Selmancım.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Bugüne kadar okuduğum kitapların içerisindeki en güzel 5 "kadın" temalı alıntı videosu için: youtube.com/watch?v=bRzhdOo...
İncelemeyi okuyunca çok sevindim fakat bazı yorumları okuyunca anlam veremedim.Bazen kadınların bu konular hakkındaki sıkıntıları görmezden geliniyor,cinsellikten zevk almak istediği es geçiliyor kadınların.Maalesef bu da ilişkilerin/evliliklerin bitmesine veya aldatmaya varıyor.Bir de ülkemizde sadece "kötü kadınların" böyle şeyler yapabildiği,iyi kadınların seksten zevk almaması gerektiği gibi bir algı var.Erkeklerimizin bilinçaltına da işlemiş bu.Sevdiği kadına seksi yakıştıramıyorlar,kendilerini kötü hissediyorlar.Ben ona kıyamam tarzı sanki onu öldürecekmiş gibi bir şey olduğunu düşünüyorlar.Neyse ki bu toplumda sizin gibi birilerinin az da olsa olduğunu bilmek güzel.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Kitabın da bahsetmeye çalıştığı şey tam olarak bu Ceren Hanım, bu zevk alma algısı karşıtlıkları içerisinde okuyucusuna güzel bir bilgi ve insanların da öznel deneyimlerini sunuyor... Teşekkür ederim yorumunuz için.
Benim çok takıntılı olduğum konulardan biridir bu.Ülkemde böyle insanları, özellikle erkekleri görmek çok sevindirici oldu benim için.Güzel bir inceleme olmuş..
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Askerdeyken de bu hastalıklı düşüncelerin arasında aynı böyle hissediyordum, dile de getiriyordum elimden geldiğince. Maalesef böyle bir toplum algısı oluşturulmasından çok çok uzağız, toplumun böyle oluşu bizi de bireysel anlamda bir şeyler yapmamızı engelliyor.
Reklam
Öncelikle bazı arkadaşlara katılmakla beraber bazılarına da katılmıyorum. Toplum bu tür konulara ne zaman ki girdi kadınlar daha değersiz olmaya başladı. Büyük bir laf ama öyle. Değersizleştirme politikası var ülkede. Ama sende ne algı varsa bilmiyorum ama algıyı değiştiriyorsun kardeşim. Bu ülke daha muvafazakar zamanlarında kadın ölümleri daha azdır. Asıl kadını ortada sergilemek bu olsa gerek. Kadın haklarına falan fistan bu konudan nasıl bağladın da anlamış değilim. Bilakis kişi kendini ne kadar muhafaza ederse bireysel anlamda o kadar iyi bir kolektif bilinç oluşur toplumumuzda. Zaten küçük yaşta çocukların küfür öğrenmeleri cinsel organ lafları son 30 yıl içerisinde oldu. Kişi ne zaman ki kendini Bu işe koydu yani tipik muhafazakar yapısından ne zaman ki ayrıldı bu haller başına geldi. Bu işi de sosyoloji çözer. Böyle kitaplar değil.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Mustafa Bey, farklı bir bakış açısından yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Görüşlerinize katılmıyorum çünkü kendi algımı yansıttığım için üzerine daha fazla şey söylemek de polemikten öteye gitmeyecektir. Bu işin hem sosyoloji hem de böyle konuların konuşulabilmesinden geçtiğini, erkeklerin yaptığı şeylerin kadın yaptığında neden garip karşılandığını konuşmak gerek diye düşünüyorum, ikisi de ortak noktada birleşiyor.
Boyle bir insan olmadiginin kanıtı ne..bu yazıyı paylaşmak mi..evligi tamamlayan ruhtur o ruh sende yoksa eksiksin..evlenmeden önce karşı cinsi çıplak gormen sadece fantazinin rahatlatmak içindir...açlık ruhta başlar..
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Dedi 0 inceleme, 0 alıntı ve 1739 iletili evrimleşememiş primat
Hayat..cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır ve ölüm oranı yüzde yüzdür..