Ayşe zor bir kitap okuyorsun, okumadım ama tahmin ediyorum. Hani çok okuyan mı çok gezen mi lafı var ya, ikisinin de yeri ayrıdır elbette. Çok gezen biri sayılmam belki ama Bosna'yı görme fırsatım oldu. Srebrenitsa ve Mostar'a da gittim. Oralar o kadar bizden ki anlatması zor. Başçarşı adeta Sultanahmet gibi. Uzun yıllar bir arada yaşayan halkların birbirine düşmesi, büyük devletlerin çıkarı uğruna büyütülen bir savaş, acımasız ve insafsız..
Mostar köprüsü yıkılana kadar Mostar pek bilinen ziyaret edilen bir şehir değilmiş, sonra bu vahim olayla popüler olmuş ve turist akmaya başlamış bu sayede.
Öyle bir doğu-batı sentezi var ki halkta, Türkiye gibi. Anadolu'nun bazı yerlerinden önce katılmış zaten Osmanlıya bilirsin. Modernle gelenek iç içe, havası ve doğası da harika. Yemek kültürü , müziği. Neyse uzattım ama adeta Çanakkale misali insanlar akın akın gidip görmeli oraları, büyük bir miras ve yaşanmışlık var. Bugün de devam eden canlı bir atmosfer, herkesin bir şeyler bulabileceği bir memleket orası..