·73 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Şubat 2019 22:39 Russell'ın dünyada savaşa ve çılgınca insanların birbirine zarar vermesinin engeline dair ne kadar uğraştığı bilinir. Onun özgürlükçü ahlakı bir çok camia tarafından ki özellikle kilise ve hristiyan din adamları tarafından ahlaksızlıkla nitelenebilir. Fakat Russell'da benim gördüğüm sadece insan için en iyisi değil toplum için en iyisi en ideal olanına yöneltici bir kılavuzlukta bulunmasıdır. Üstelik bunu döneminde bulunan Bentham gibi pragmatik bir tarzda asla yapmaz. Onun iyisi ve doğrusu zulmedilen siyahi vatandaşları, sömürülen her türlü insanı içine alır. Ama Russell'da asıl beni hayran bırakan Sokratesvari cesurca söylemleridir. Ne düşünüyorsa makam mevki düşünmeden, ona bakışlarından korkmayacak ve çekinmeyecek şekilde iletebiliyor olmasıdır. Kitaba gelince Russell'ın bu kitabı din anlamında neye inanıyorum sorusunu cevapsız bırakıyor. Russell bu kitabında daha çok sosyolojik ve etik değerlendirmeler ile kendi düşüncelerini sunuyor.