Türkiye'deki Edebiyat Ödülleri, Vitrin Edebiyatı ve Eleştirel Yaklaşım
8/10
·112 syf.··
2019 10. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2019 00:04
YouTube kitap kanalımda Taylan Kara'nın Vasat Edebiyatı 101 kitabını önerdim: ytbe.one/o73ZS-Wrw04 "Vasat Edebiyatı okuyucusu "sıvı" kitaplardan hoşlanır. "Çok akıcı" ifadesi, başarılı bulduğu bir kitap için en önemli ölçütlerden birisidir. Beğendiği kitaplar için en sık kullandığı niteleme "bir solukta okudum"dur." Taylan Kara gerek 1000kitap'ta gerekse de okur çevrelerinde pek tanınmamış bir isim. Herkesin kitapları beğendiği, eleştirmeye ihtiyaç duymadığı, vitrin ve kapak edebiyatının en çok sattığı bir ülkede böyle eleştirel yaklaşan isimlere ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum. Vitrin ve kapak edebiyatıyla kitaplarını satan yazarların edebiyat ruhuyla değil piyasa ruhuyla beslendiğini, Elif Şafak kitapları ya da Olasılıksız gibi kitapların içerisindeki karakterlerin yazarların kuklası olan nedensiz karakterler yığını oldukları, kitaplardaki dil ve sıfat yanlışlıklarının alıntılar bazında incelenmesi ve en dikkatimi çeken konu olarak Türkiye'deki edebiyat ödülleri lobisinden bahsedilmiş. Türkiye'de edebiyat ödüllerinin birkaç kişinin kişisel kontrolü altında olduğunu, seçici kurul üyelerinin çoğu yarışmacıların eserlerini okumamalarını ve hep aynı insanlardan oluşmalarını, ödül vermede edebiyat dışı ölçütler kullanıldığını gayet objektif ve nesnel bir dille anlattığını söyleyebilirim. Jüride babası olup da oğlunun kitabına ödül veren bile çıkmış bu ülkede maalesef. Yazarın derdi hem ülkemizdeki eleştiri boşluğunu doldurmak hem de vitrin edebiyatına oynayıp istediği kitapları öne çıkaran edebiyat yayıncılığı tekelini, edebiyat ödüllerinin kontrol altına alınışını, kendi edebiyat anlayışını dayatan yazarları bir bir ön plana çıkarmak. Aynı zamanda böyle yazarlara destek veren okurların da eleştiriyi hak ettiğini belirtmekte. Ben sevdim, sizin de faydalanabileceğinizi düşündüğüm argümanlar var.
Edebiyat
Vasat Edebiyatı 101Taylan Kara · Hayal Yayıncılık · 201566 okunma
··
1.054 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Anlaşıldı merkez vasat edebiyatı okuyucusuyuz. :)) Her incelemeye bir çırpıda bitirdim, çok akıcıydı yazıyoruz. Gelişiriz elbet ömrümüz varsa. :)) Ben bu eleştiri işinin üzerine giderim diyorsunuz... Çok güzel... Şunu söylemeliyim bizim ülkemizde ödül aldığı söylenen kitapların hiçbir zaman geneli kapsadığını düşünmedim. Her konuda olduğu gibi bu konuda da objektif olunduğunu, hakkaniyetli olunduğunu düşünmüyorum.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Eskiden ben de öyle yazıyordum Nilüfer Hanım fakat bu konuda biraz daha gelişmemiz gerek doğrusu. Ben de kendimi geliştirmeye çabalıyorum bu aralar. :) Çünkü kitap incelemeleri genelde pohpoh ve beğeniden ibaret. Fakat insanları esas sorgulatan eleştiri çeşitliliğidir diye düşünüyorum. Türkiye’deki edebiyat ödülleri konusunda okuduğum en ilginç satırlar bu kitaptaydı, böyle ilginç gerçeklerle tanışmak güzel oluyor. :) Değerli yorumunuz için teşekkür ederim...
Emeğinize sağlık,Güzel inceleme olmuş,Vasat edebiyat okuyucusu, "Çok akıcı, bir solukta "okudum gibi ifadeler kullanıyormuş genelde yapıyoruz, gerçi İlk okumalarımız genelde Vasat Edebiyat'ı dediği yazarların kitaplarından başlıyoruz.. Kendi adıma öyle, yalnız kitapları keşfedince insan yavaşta olsa bırakıyor...Bir de eleştiri konusunu yanlış anlıyoruz,yapıcı değilde yıkıcı eleştiri veya pohpohlanmış eleştiri yapıyoruz... Bu kitabı sizin alıntınıza yorum yapınca hatırladım, nasıl bir kitapmış okuyalım bakalım.. Okuma listeme ekliyorum... :)
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Ben de kendi adıma eskiden niteliksiz eserlerle haşır neşir olduğumu söyleyebilirim. Ama neyse ki bu çok uzun sürmedi kendi açımdan. Sadece şunu biliyorum ki, her kitaba yapılabilecek klon yorumlardansa farklı ve faydalı olabilecek eleştiriler yapmalıyız insanların okuyup faydalanabilmesi için. Çok nitelikli bir kitap diyemem fakat ödüller konusunda beni aydınlattığını söyleyebilirim, kitap ortamlarında Türkiye'de ödül almış olduğu söylenen bir yazar söylenirse en azından bunun için bir antitezim var elimde artık. :)
Ben bu kitabı okusam zaten 40 yılda bir yaptığım inceleme yazma olayını tamamen bırakırım herhalde:)) Şaka bir yana, "akıcı" ve türevi ifadeleri ben kendim için değil daha çok kitabı okumayı düşünenler için yazıyorum. Mesela merak edecek bakacak biri 600-700 sayfa kitap gözü korkacak biter mi acaba diye, incelemede kolay okunduğunun yazılmış olması o kişiyi teşvik eder diye düşünüyorum. Diğer konuda söyleyecek laf yok, lobicilik faaliyeti her alanda olduğu gibi edebiyatta da var maalesef..
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Sen nadir ama güzel yazıyorsun Gamze, umarım hiç bırakmazsın yazmayı. Benim amacım incelemelere biraz farklılık getirilmesini ve Google’dan 1k’ya kitap yorumu okumak için gelen insanların farklı görüşlerle karşılaşmasını istemektir. Tabii ki de akıcılık ifadesi bir kitabı değerlendirmek için bir rol oynayabilir fakat bu kitaptaki eleştiriler daha çok kitapları salt böyle yargılayıp ardından kenara atanlar içindir. :)