Gönderi

7/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2019 47. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2019 18:24
Benim de savunduğum gibi, eğer bir bitki veya bir hayvan olsaydik (yani düşünmeyen hayvan) her şey anlamlı olacaktı. Daha doğrusu bir anlam aramayacaktik. Böyle bir bilincimiz olmayacakti. Ölümlü olduğumuzun farkında olmayacaktik. Ancak farkindaligimiz var, bilincliyiz ve yaşamın ölüm karşısındaki aczi bizi mutlak anlamsizliga götürüyor. Bilim, felsefe, dinler vb bunların hiçbiri bizi mutlak doğruya mutlak anlama götürmuyor. Çünkü bunların hepsinde bir adım atabilmek için bunların içinden kendimize yaslanacak bir duvar inşa etmemiz lazım. Açıklamaya çalıştığımız şeyden kendimize karşılaştırma yapmak için bir duvar yapıyoruz. Sonra da bu duvara yaslanip açıklama yaptigimizi söylüyoruz. Ama duvarın ana malzemesini açıklamadık ki. Dolayısıyla hayatta açıklamaya yönelik her şey akla aykırı. Ve hayatın kendisi akla aykırı. İşte bunun bilincinde olan kişiye veya düşünceye Uyumsuz deniyor. Peki çevremizdeki her şeyin ve en başta hayatımızın bir anlamı yok ise neden yaşıyoruz? Camus'un fikirlerinden anladığım kadarıyla (ki anlaması zor) Tanrılar tarafından tepeye kaya çıkarıp indirmekle cezalandırılan (bunu sürekli yaptığınızı düşünün) Sisifos bize bu konuda yardımcı olabilir. Sisifos'un taşıdığı kaya bizim anlam arayışımız, çelişkilerle dolu, bir anda istemsiz şekilde içinde kendimizi bulduğumuz hayatımızdır. Çoğumuz Tanrı fikrine sarılıp taşıdığı taşın bile farkında olmadan hayatını sürdürürken kimimiz de Sisifos gibi başkaldırır ve başkaldırmasının neticesinde taşıdıği taşın farkına varır. Açıkça söylemek gerekirse, tam net bir şekilde neden intihar etmiyoruz da yaşıyoruz sorusuna cevap bulamadım. (İntihar etmek gibi niyetim yok) Uyumsuz olmak biraz da budur belki de; esen rüzgarda sallanan bir yaprağın dinginliğine sahip olmak, Sisifos gibi tepeye tekrar düşecek bir taşı taşımak, dünyanın güzelliğinde teselli bulup taşımayı bırakmamak, 'Her şey iyidir' den yola çıkarak 'Yaşamak da iyidir'e varmak... Burada şu akla gelir: 'Ölmek de iyidir'. Evet ölmek de iyidir. Ancak yaşamaktan vazgeçerek değil, yaşarken ansızın gelecek şekilde ölmek... Camus eserinde, Dostoyevski ve Kafka'ya özellikle değiniyor. Özellikle Dostoyevski hayranı olarak, kitabın bu bölümlerini büyük merak ve zevkle okudum. Keyifli okumalar
Felsefe
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
··
789 Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Nefes alma özgürlüğümüzden bizi vazgeçiremeyecek gerekçeleri ben de bulamadım kitapta. Çünkü Camus, bu gerekçeleri bizlere vermemiş zaten. Hoş, bu konuya dair kolektif gerekçeler sunulabilir mi bundan da emin değilim. Camus, cevap vermektense sorgulamayı ve sorgulatmayı amaçlamış belli ki. Malum felsefe.. :) Kitap beklediğimden daha zorlayıcıydı. Sisifos alegorisinin yanı sıra 'uyumsuz'u anlatırken değindiği Dostoyevski, Kafka, Kierkegaard bölümlerini ben de zevkle okudum. Güzel bir inceleme olmuş, emeğinize sağlık Kaan Bey. Asıl anlam, onu arayışımızda gizlidir belki. Aramaya devam! :)
Kaan
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Sümeyra Hanim, dediğiniz gibi asıl mesele arayıştir belki de :)
"Uyumsuz, dünyaya bağlı olduğu kadar da insana bağlıdır." Demekki bizde uyumsusuz hemde dünya 'ya hemde insana bağlıyız. O yüzden intihar etmiyoruz bence. Bende intihar düşüncesinde değilim. Çünkü uyumsuzum ne kadar uyumlu olduğumuzu düşünsekte. Emeğinize sağlık güzeldi sorgulattı incelemeniz. Neden yaşıyoruzda intihar etmiyoruz diye.. :)
Kaan
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, begenmenize sevindim.☺
camus; 'İnsanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir' der. Ama, intihar etmek yerine hayatın saçmalığına karşı yaşamın zevkini onurlu bir şekilde çıkararak karşı çıkmayı savundu
Kaan
Gönderi Sahibi
Yorum icin Teşekkürler ☺ Ben de zaman zman Camus'la aynı çizgide düşünürüm. Zaman zaman da bu çizgi tatmin ediciligini yitirir.
Son konuşmamızdan sonra bana bu kitabı tavsiye etmemene biraz teessüf ettim. :) Tam benlikmiş.
Kaan
Gönderi Sahibi
Daha yeni okudum ☺☺
Bir de bir makalede şunu okumustum: Düşüş’te, Jean-Baptiste Clamence’e şunları söyletir:  " Bir nedenden ötürü intihar edilir sanılır hep. Ama iki nedenden ötürü de bal gibi intihar edilebilir. Hayır, onların kafası almaz bunu. O zaman insanın isteyerek ölmesi, kendisi hakkında vermek istediği fikre kendini feda etmesi neye yarar? Siz ölünce onlar bundan yararlanıp davranışımıza ahmakça ya da bayağı nedenler bulmaya çalışacaklardır. Şehitler, aziz dostum, unutulmak, alaya alınmak ya da kullanılmak arasında bir seçim yapmak zorundadırlar. Anlaşılmaya gelince, asla. Hem sonra, dosdoğru hedefe gidelim, ben yaşamı seviyorum, iste benim gerçek zaafım bu. Ben yaşamı öylesine seviyorum ki, yaşamdan başka şeyler için hiçbir imgelemim yok." Camus neden intihar edilmemesi gerektiğini bu sekil de de açıklıyor
Kaan
Gönderi Sahibi
👍👍
Reklam
Bildiğim kadarıyla camus aklın isteklerine karşı bedeninde isteklerinin olduğunu söyler. Ve bunu bedeni istekler aklın istediklerinden hiçte aşağı kalır değildir. Bir insanın yaşama bağlanışında dünyanın tüm düşkünlüklerinden daha güçlü bir şey vardır. Bedenin yargısı, aklın yargısından hiç de aşağı değildir, beden de yok oluş karşısında geriler. Yani camus den anladığım kadarıyla intihar aklın istediği birseydir ve bedenin istediği ise yok olmamaktir
Kaan
Gönderi Sahibi
Evet, kitapta buna deginiyor. Haklısınız.