''Neden yazılır?
Dünya acılı olduğu için yazılır.
Duygular taştığı için yazılır.'' (ALINTI-#42680924)
Tezer Özlü’nün yurtdışındayken Türkiye’deki dergilere (en çok milliyet sanat) çoğu alman edebiyatı olmak üzere dünya edebiyatı, sinema, tiyatro eserleri hakkında yazdığı yazıların derlenmesinden oluşan bir eser. Kardeşi Sezer Duru bu yazıları toplayarak kitap formatına getirmiş.
Öncelikle neden yazdığından bahsediyor ve Italo Svevo, Cesare Pavese, Djuna Barnes gibi çeşitli yazarların alıntıları yer alıyor. Sonrasında Kafka ve Zweig hakkındaki düşüncelerini ve yaşamlarından kesitleri okuyoruz. Bu kısımları okumak epey keyifliydi. Ancak Federal Almanya’nın 1982 yılına ait sinema gösterilerini, tiyatrolarını, festivallerini, Frankfurt’ta yapılan ‘’Din Barışı Sağlar Mı, Sağlamaz Mı?’’ , ‘’Dinler Birliği’’… konulu kitap fuarını, çeşitli insanların röportajlarını okuma kısmı benim açımdan keyifli değildi. Kitaba başlarken ne okuyacağımdan bihaberdim ve kitabın adı ile uyuşmayan yazıları okumak sıkılmama yol açtı. Eğer bu tarz konulara ilginiz varsa hoşunuza gidebilir, ama benim ilgi alanım dışındaki yazılardı. Bunun yanısıra kenara not ettiğim film, tiyatro eserleri ve yazarlar oldu. Bu bağlamda baktığımda Tezer Özlü’nün sanatın çeşitli dallarındaki yorumlarını okumak ilgi çekiciydi. İki arada bir derede kaldığım bir eser oldu diyebilirim. Beğendiğim kısımları ise şu şekilde açıklayabilirim.
Kitaplarla alakalı farklı ülkelerin kitap üretimi istatistikleri, çeviri istatistikleri kısmı merak uyandırıcıydı.
Bertrand Russel, Jean Paul Sartre, Casare Pevase, Peter Weiss dokundurmaları vardı.
1972 yılında UNESCO’NUN belirlediği ‘’Kitabın Temel İlkeleri’’ ise ilginçti.
‘’-Herkes okuma hakkına sahiptir.
-Kitap eğitim için kaçınılmaz bir gereksinimdir.
-Toplum, yazarların yaratıcılığını destekleyecek ön koşulları yaratmakla sorumludur(!)
-Kitap basımı ve yayınevleri olmadan ulusal gelişme düşünülemez.
-Kitapçılar ve kütüphaneler, hem yayıncı hem de okuyucunun gereksinimlerini yerine getirmek zorundadır.
-Uluslararası kitap alışverişi temel bir gereksinimdir.
-Kitap, uluslararası anlayış ve barış içinde bir arada yaşamayı sağlayan, bu açıdan da desteklenmesi gereken olgulardır.’’ (sayfa 93)
Bir bölümde Almanya film festivalinde Erden Kıral’ın yönetmenliğini yaptığı ‘’Hakkari’de Bir Mevsim’’ adlı filmin Gümüş Ayı ödülü almasından, kitabın yazarı olan Ferit Edgü’den bahsetmesi Her şeyin sonundayım adlı kitapta okuduğum Ferit-Tezer mektuplarında birbirlerini ne çok sevdiklerini ve güzel bir dostlukları olduğunu gördüğüm için ‘’ Hakkari'de Bir Mevsim ’’ ile ilgili yazıyı okumak keyifliydi. Sonrasında ise ‘’Akıntıya Karşı’’ başlıklı kısa bir yazıda bir yazarın neden yazdığından, kendisinin neden yazdığından ve ilk olarak Almanca olarak kaleme aldığı ‘’Bir İntiharın İzinde’’ kitabını Türkçeye çevirdiğinden bahsediyor. Bu kitabın bizim bildiğimiz adı ise ‘’ Yaşamın Ucuna Yolculuk’’. Bu adın verilme serüvenini, Her Şeyin Sonundayım'da Ferit Edgü’nün önerisi sayesinde olduğunu okumuştum. Bir sonraki bölümde ise Bir İntiharın İzinde adlı eserle Almanya’da ödül aldığından ve milliyet sanat dergisinin yazarı olarak bu ödülden ve kitaptan tarafsız bir şekilde bahsediyor.
Demir Özlü, Sevgi Soysal, Güner Sümer, Orhan Duru, Leyla Erbil'den bahsediyor. Kısa bir paragrafta değerli Yaşar Kemal var. Sait Faik Abasıyanık var. Çokça Pavese var.
‘’On üç yıldır okuduğum Cesare Pavese’nin tüm kitaplarını burada bir kez daha okudum. Dostoyevski ile başlayan bir edebiyat dünyasını, Beckett,Kafka,Camus,Sartre, yitik kuşak Fitzgerald,Heminggway’den geçip, Cesare Pavese’de duraklamıştım.’’ (sayfa 113)
‘’Ülkemizde de Pavese döneminde yetişmiş, ününü onun kadar dünya yazınına duyurabilecek bir yazar daha vardı: Sait Faik..’’ (sayfa 113)
Kısaca 1980-1984 yılları arasındaki sanat, edebiyat, sinema, tiyatro, fuar, röportaj yazıları …
Sitedeki diğer incelemelerde kitabı çok sevdiklerini söyleyenler de var, ama tek ortak bir kanı var. O da şu; ‘eğer daha önce Tezer Özlü ile tanışmadıysanız farklı bir kitap ile başlayın.