Gönderi

Bir Tutunamayan Olarak Aziz Bey Hadisesi
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2019 23:44
DİKKAT SPOİLER VARDIR ! Okuduğum ilk Ayfer Tunç kitabı, bir roman mı bu, bence bir uzun öykü – novella. Henüz birkaç sayfa okuduğumda aklıma ilk gelen kitap Kürk Mantolu Madonna oldu, Sabahattin Ali, Yusuf Atılgan gibi 20. YY'daki ülkemizin en kıymetli yazarları misali Ayfer Tunç da benzersiz ve kendine has bir üslupla yazmış, diğer kitaplarının da böyle olduğunu düşünüyorum. Aziz Bey, kahramanımız. Kendisinden sürekli olarak Aziz Bey olarak bahsediliyor, 18 yaşında da olsa 58 yaşında da olsa o bir beyefendi, Aziz Bey.. Üstelik kıymeti kendinden menkul bir beyefendi, yapıp ettikleriyle, hayatıyla falan değil, o doğuştan Aziz Bey. Öyle olduğuna inanmış, inandırılmış, kaçınılmaz olarak.. Tıpkı Tutunamayanlar kitabının Selim Işık karakteri gibi. Her ne kadar farklı hikayeleri olsa da , bir tutunamayan, en nihayetinde bir tutunamayandır. Dünyaya gelmiş olmak bir “hadise” dir, diğer sebepler ise bu hadisenin çeşitli sonuçlarından ibarettir, her insan için DNA misali benzersiz.. Fakat insan olmak ortak paydası kadar da aynı herkesle.. Aziz Bey tek kelimeyle gamsızdır, ta ki aşkla tanışana kadar.. Maryam isimli gayrımüslim bir kıza aşık olur , kavuşamazlar. Fakat din farkı zerre kadar işlenmez hikayede, kavuşamayışın sebebi bu değildir, tıpkı Raif ile Madonna gibi, sebep başkadır. Nedir bu sebep, belki de koca bir hiçtir.. Hovardanın biridir Aziz Bey gençliğinde, Maryam ile tanışır ve bu kız onun dünyası haline dönüşür. “Aşk, aşık olduğun kadını bir defadan sonra görmez olmaktır, gözünü gönüllü olarak kör eden aşığın gönlü sevdiğinin özlemiyle aydınlanır” böyle yazmıştı çok sevdiğim yazar Tarık Tufan bir hikayesinde. Maryam gider, başka bir şehre de değil üstelik başka bir ülkeye, Beyrut şehrine, ailesiyle birlikte göçerler. Aziz Bey de bir süre sonra peşinden gider fakat karşılaştıklarında umduğu yakınlığı göremez, mektuplaşmışlardır üstelik bu sürede ve kötü bir izlenim yoktur kendisi açısından. Maryam ise kendi dünyasındadır,her insan gibi.. Onun dünyasında bu ilgiye büsbütün teslim olmaya yer yoktur. Aziz Bey Türkiye’ye döner. Başka bir kadınla evlenir, gitmeden önce ailesiyle de kopmuştur, döndüğünde annesi ölmüştür, babası kendisini kabul etmez ve çok geçmez babası da ölür, evlendiği kadınla da hiçbir zaman tam anlamıyla yakın olamaz, aklı da kalbi de Maryam'da kalmıştır, tabi kimileri de onun için akılsız ve kalpsiz bir adam diyebilir kitabı okuduktan sonra, saygı duyarım. Kadın ise sevmektedir kocasını ve yıllarca ömrünü adayarak feda eder kendini, nihayet o da ölür. Seneler gelir geçer.. Tanburidir Aziz Bey, büyük bir sanatkardır. Maryam’ın peşinden gittiği ülkede de birkaç ay kalıp geri dönmeye karar verene kadar mecburen aç kalmamak için Türkiye göçmeni bir gayrımüslim adamın meyhanesinde tanbur çalmıştır,bu yabancı şehirde tek dostu bu adam olmuştur, detaylara şimdi bile hayret etmekteyim nasıl bir olay örgüsü var.. Yaşlanıp da bir başına kaldığında artık tek dostu tanburudur. Sadece 80 sayfa olan bir hikayenin aslında yarısından bile söz edemediğimi fark ettim. Ayfer Tunç nasıl bir kafa nasıl güçlü bir anlatıcıdır ki, 800 sayfaya bile sığması zor bir hayatı öyküleştirmiştir, hayran oldum yazara. “Lütfen okuyun bu kitabı” ve “anlatamıyorum” diyeceğim kitaplardan oldu. Herkese iyi okumalar..
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
··
986 Gösterim
5 Yorum
"Ayfer Tunç nasıl bir kafa nasıl güçlü bir anlatıcıdır ki 800 sayfaya sığması zor bir hayatı öyküleştirmiştir." şu tespitiniz o kadar yerinde ki. Ilk okumaya başladığım zamanlar benim gözümde 400-500 sayfanın üzerinde bir eser ortaya koymuş insanlar büyük yazardı. Nasıl onca sayfayı yazabildiklerini anlamlandıramazdım. Şimdiyse tamamen farklı bakıyorum olaya; okuduğum eserin hikayesi anlamlandırmama, okumaktan keyif duymama yetecek kadar olsun kafi diyorum. Tadında kalsın. Az ve öz olsun. Ilk defa Ayfer Tunç'la bu ayrıma vardım diyebilirim. Bir hayatı resmen kelimelerle damıtmış bence bu eserinde. Ne bitsin diyorsunuz, ne devamını getirmek istiyorsunuz. Öykü türünün en kıymetli eserlerinden biri. Okuyan gördükçe seviniyorum ben de işte.:) elinize sağlık.
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim yorum için, anlatabilmek ve anlaşılabilmek güzel ve hepimizin ihtiyacı :) Kısa yazmak uzun yazmaktan kesinlikle çok daha zor diye düşünüyorum, bu kitap özelinde ise bu kadar az cümleyle bu kadar öz ve detaylı bir anlatım beni fazlasıyla şaşırttı ve sevindirdi. Zaten çok güzel özetlemişsiniz tekrar teşekkür ederim.
Maryam,Aziz bey in ilgisine büsbütün teslim olsaydı bu öyküdeki kelimelerde tanbur’un sesini biz okuyucular gene de duyabilir miydik😊 Duygulu bir bakış açısı..Yine yeni yeniden beğendim bu incelemenizi de ☺️👏🏻💐
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Evet farklı olurdu sonuç , tekrar teşekkür ediyorum yeniden :)
Ayfer Tunç çok güçlü bir kalem, ben de çok beğendim. Dediğin gibi bu novellada o kadar çok konu vardı ki. Maryam 'ın sevilmeyi sevmesi, gerçekten aşık olmaması, o ilişki başlı başına bir konuydu zaten sonra Aziz Bey'in elindekinin kıymetini çok geç anlaması, anne baba ilişkileri, gurbet... Yani bu kitap nasıl anlatılır ben bilemedim ki sen çok iyi yazmışsın, eline sağlık...
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim yorumun için, gerçekten de anlatması zor bu nedenle zorlanarak olabildiğince dile getirmeye çalıştım :) Sanırım sadece okuyanlar anlayabiliyor :) ne söylesek eksik kalacak..
Bakmıyor çeşmi siyah feryade.:) Diğer kitaplarını da okurum mutlaka ama bu ilk göz ağrım olarak kalacak her zaman :)) Emeğine sağlık :)
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Teşekkürler :) Hepsi okunabilir aynen :)
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.