-Bir zamanlar ne gece, ne gündüz vardı, ben zamanın gönlünde uykuda idim, yıldız hüviyetine bürünmemiştim, dönmüyordum.
-Güneşten ışıklanmayı öğrendim. Ölmüş bir toprak alemini aydınlığa boğdum.
-Bu toprak alemi ki parlak, fakat içinde huzur ve rahat yok. Çehresi kölelikten dağ dağ olmuş. İçindeki insanlar, oltaya tutulmuş bir balık gibi, Allah'ı öldüren, Adem'e tapan bir insanlık...