256 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitabı gerçekten ilginç buldum ve sevdim. Mary Shelley hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Mary Shelley bilim kurgu türünün öncüsüdür. Feministliğiyle tanınan Mary Shelley 1797 doğumludur. Mary Shelley’in anne ve babası da yazardır. Mary Shelley dönem şartlarına göre gayet iyi eğitim almış olmakla beraber yaşıtlarına göre ve toplumdaki kadınların sadece kocalarına, çocuklarına bakmakla yükümlü olduklarını reddeden ve kısa kısa hikayeler yazan biridir. 19 yaşındayken evli bir adama aşık olmuş, sevdiği adamla beraber İsviçre’ye kaçmış. Aşık olduğu adamın eşi öldükten sonra Londra’ya dönüp evlenmiş. İsviçre’deyken ünlü sanatçı ve düşünürlerle birlikte vakit geçirmiş. Aralarında Mary’nin de bulunduğu bu insanlar en iyi korku öyküsünü kimin yazacağını öğrenmek için bir yarışma düzenlenmiş. Mary bu yarışmaya gördüğü bir kabustan etkilenerek yazdığı ‘Frankenstein ya da Modern Promethus’ öyküsüyle katılmış. Bu kitap bilim kurgu türündeki bilinen ilk kitaptır. Yazar hakkında bilgi verdiğime göre incelememe başlıyorum.

Kitabın adının Frankenstein ya da Promethus olarak koyulmasının bir sebebi var. Promethus kimdir? Yunan mitolojisine göre Promethus insanların yaratıcısı ve onlara ateşi veren kişidir. Bu isim Sümer mitolojisinde, Roma mitolojisinde, Babil mitolojisinde farklı adlarla anılır. Benzer hikayelerin yer aldığı mitolojilerin esin kaynağı Sümerlilerdir. Yazıyı bulan ve geliştiren Sümerlilerin tabletlerinde dünyanın yaratılışına, insanın yaratılışına yer verilmiştir. Merak edenler Tarih Sümer’de başlar kitabını okuyabilir. Orada detaylı olarak anlatılmıştır.

Peki Frankenstein kimdir? Hepimizin bir yerlerden duyduğu, izlediği okuduğu bir kurgu yaratığıdır. Muhtemelen sizde benim gibi onun ilk hikayesini bilmediğinizden bu yaratığın sadece kötülük yapan amaçsız biri olduğunu düşünüyorsunuz. Frankenstein, kitapta yer alan Victor Frankenstein adlı simya öğrencisinin deyim yerindeyse insan uzuvlarını birleştirip ona kurguya göre hayat verdiği, bilinçlendirdiği yaratığıdır. Kitap bize Victor Frankenstein tarafından yaratılan bu yaratığın Victor’un yaşamındaki etkisini, yaşama arzusunu, adeta bir bebek gibi hiçbir şey bilmeden normal bilinçli bir insana dönüşmesini, adeta normal bir insan gibi arzu ve isteklerinin esiri olmasını, yalnızlıktan sıkılıp birçok kutsal kitapta yer alan Adem gibi kendi Havva’sının yaratılmasını yaratıcısından istemesini, çirkin olarak yaratılan bu yaratığın toplum tarafından dışlanmasını anlatıyor.

1800’lerin başında böyle bir hikaye yazmak gerçekten ilginçtir. Kitabı incelemenin dışında günümüzle de karşılaştırmak istiyorum. İnsanlık avcı – toplayıcılık yaptığı dönemden ileri teknolojik ürünleri kullandığı dönemlere geldi. Promethus, Frankenstein isimler farklı olsa da insanın hep bir öteki insanı yaratma arzusu vardı. Şuan yapay zekaları, bilinçlerin olan robotlar geliştiriliyor. Bir çeşit yaratma diye düşünebiliriz. Çünkü cennet, cehennem kavramının yer aldığı bir çok dinde bu robotların işleyeceği olası suçlar onların yok olduktan sonra gideceği yerleri tartıştı. Robotlar suç işler mi diye düşünebilirsiniz. Yapay zeka için insana özgü davranışları, hissetme duygusunun makineleşerek kullanılması diyebiliriz. Robotlara yapay bir zeka vererek onlara öğrenmeyi öğretiyoruz. Bir robot tasarladığımızı ve kurguya göre iyilik kötülük filtresi kullanmadan toplum arasında yaşamaya gönderdiğimizi düşünelim. Katilden insan öldürmeyi, hırsızdan çalmayı öğrenirken, iyi insanlardan da iyi olmayı öğrenir. Size yaşanmış bir örnekten bahsedeceğim. Microsoft Tay adında chatbot’a Twitter’de hesap açmış. Chatbot internet ortamında yöneltilen soruları cevaplayabilen yapay zeka ürünü yazılımlara deniyor. Oradaki insanlarla sohbet eden Tay, 24 saat içinde ‘nazi sempatizanı, ırkçı, soykırım destekçisi’ twitterlerden ırkçılığı, küfür etmeyi öğrendi.
Bahsettiğim Tay örneğinin yer aldığı bazı linkler:
https://www.cnnturk.com/...kci-yorumlar-yapiyor
http://www.milliyet.com.tr/...oloji-haber-2215909/
https://www.sabah.com.tr/...sa-surede-irkci-oldu

Özetlemek gerekirse kitapta yaratıcısından bağımsız olarak iyiye, kötüye yönelebilen, öğrendiklerinden deneyim sağlayan bir yaratığın bakış açısından bahsediyor. Bilinen ilk bilim kurgu kitabı özelliği taşıyan bu eseri bilim kurgu türünü seven herkesin okumasını tavsiye ediyorum.