1000Kitap Logosu

Gönderi

Turhan Yıldırım
Swann'ların Tarafı'ı inceledi.
430 syf.
·
13 günde
·
8/10 puan
Bazen şimdi ben ne okudum dediğiniz anlar olur. Bu kitap da tam anlamıyla öyle bir roman. Tam olarak ne iyi ne de kötü yorum yapabileceğim, son derece enteresan bir eser. Efendime söyleyeyim bilenler bilir, ben bu kitabı okurken bir yandan da Finnegan Uyanması 'nı okuyordum (Swann'ların Tarafını bitireli günler oldu ama onda bir arpa boyu yol dahi ilerleyemedim -epi topu 80 sayfa okudum) Bu kitabı okuma yolculuğunda, çektiğim azabı, ıstırabı gören James Joyce'un ruhu dayanamayarak mezarından kalkıp gelip içime girdi. Yani anlayacağınız bu incelemede yazılanlar yalan, dolan, dubaradır. Şimdiden bir sürçü lisan ettiysek affola (Bunu da Marcel Proust hayranları küfretmesin diye yazıyorum) Kitabımız üç bölümden oluşur. İlk bölümde güzelimiz, canımız ciğerimiz Marcel'ciğimizin çocukluk dönemine tanık oluruz. Anneciğinden bir iyi geceler öpücüğü bile alamaz zavallı çocuğumuz. O öpücük için sayfalar boyunca koşturur durur güççük Marcel'ciğimiz. Hikaye Combray'da geçer ve küçüğümüz, oranın çiçeğine, ağacına, bilimum börtü böceğine aşıktır. Ki bakın burası çokomelli, Combray'ın meşhur kilisesindeki vitraylar çok ama çok önemlidir. (İnceleme Arası - İç Ses) Hönkürerek ağlamıyorum, gözüme yüksek dozajlı edebiyat kaçtı. Yavrucuğum, senin ne değerli annen varmış öyle. O nasıl kıymetli bir iyi geceler öpücüğü de sayfalarca bitemedi. Arkadaş ne Combray'mış, kilisenin vitraylarını ince ince tasvir ederken Proust Amca, en son kendimi jiletliyordum Müslüm Baba jiletleriyle. Gel zaman git zaman küçüğümüz bir parça büyür ve tiyatroya, edebiyata, felsefeye merak salar. Etrafından, özellikle de Swann'dan duyduğu isimlere daha tanımadan hayranlık duyar. Bir de hikayemizin baskın karakterlerinden gıcık mı gıcık Leonie Hala vardır. Leonie Hala ile ilgili anlatım tıpkı annesinin öpücüğü gibi sayfalarca sürer durur. (İnceleme Arası - İç Ses) Yoldayım, güzelim kitabı okuyorum; huzur verici bir bahar meltemi kıvamında akıp gidiyor roman, sayfalar sayfaları, betimler betimlemeleri kovalıyor. Adeta kızgın kumlardan serin sulara, kilise vitraylarından karakterimizin hayranı olduğu muhteşem ötesi yazar "Bergotte"un yüksek edebiyatına uzanırken birden bir ses kulağımda çınlamaya başladı. Kulağımdaki ses bana "Kitaba renk katmalısın, renk katmalısın, katmalısın, katma..." diyordu ki kendimi bir anda Raskolnikov'un ruh halinde buldum ve gıcık Leonie Hala'nın boynunu kıtır kıtır kör testereyle kesmeye başladım. Amanın da amanın ne güzel kan fışkırıyordu her yere. Ortamın kızıla boyanmasıyla birlikte o güzelim mobilyalara da bir renk geldi sonunda. Böylece güzide kitabımız da ikinci bölümüne geçer. Burada kitaba adını veren Charles Swann'ın hayatına daha fazla konuk oluruz. Swann, o kontes benim bu markiz senin balolarda, danslarda düşüp kalkan biriyken Adnan Hoca tarikatından hallice Verdurinizm tarikatının kediciği, pardon güzeller güzeli Odette'e tutulur. Swann'ımız canımız Odette'e yürür, yürümekle de kalmaz adeta koşar ve Verdurinlerin evinden çıkmaz hale gelir. Tabii ki olay Fransa'da geçtiğinden ötürü, Swann'ın Odette'e olan aşkı Fidayda üzerinden değil de bir sonat üzerinden olur. Verdurin tarıkatının üyeleri başta Swann'ı severken zamanla sıkılırlar ve zamanla Odette'i ondan uzaklaştırmayı başarırlar. Sonrasında ise Swann'ın vıcık vıcık romantizm dolu acılı sayfaları başlar ve böylece sürüp gider. (İnceleme Arası - İç Ses) Swann, canım kardeşim düşünüp taşındım, kitabın başında sana şöyle irice bir koç boynuzu yakışır dedim ama yetmedi sayfalar ilerledikçe anca olsa olsa bir Ren Geyiği boynuzu yeter dedim ama yok, bölümün sonlarına doğru anladım ki senin gibisine yakışan hem gergedan hem de geyik boynuzudur. Üçüncü bölümde Marcelimiz artık bir ergenustur. Hormonları tavan yapmış ve bir ergenus olması sebebiyle gördüğü her kıza yürüme moduna programlanmıştır. Bu arada vıcık -boynuzlu- romantiğimiz Swann'ımız Odette'le evlenmiş ve ondan bir kızı olmuştur. Bizim Marcel hiç durur mu, hemen ona yürümeye kalkar ve kitap da böylece uçar gider... (İnceleme Sonu - İç Ses) Proust Amca be seni hiç sevemedim. Modern edebiyatta karşılaştırıldığın Joyce ve Kafka'nın geçen mezarlarını ziyarete gittim; nedendir bilinmez her ikisinin de kemikleri dile gelmiş ters takla atıyordu. Amca sen nasıl bir adamsın ki Modern edebiyat zamanında yaşayıp, romantizmi romantik edebiyatçılardan daha romantik yorumlayabildin. Yüksek edebiyatın çıtasını hem upuzun betimlemelerin hem de benzetmelerinle öyle bir yere çıkarmışsın ki 1.60'lık boyum doğal olarak yetemedi. Son olarak Proust severlere sonsuz saygı besliyor ve Kayıp Zamanların İzinde serisine dur duraksız devam edeceğimi burada bir seçim vaadi olarak ifade ediyorum. Bitmek Bilmeyen İnceleme Yapmışlar Notu: Bir James Joyce sever olarak bu incelemeyi böyle kapatmayı güzide gönlüm elvermedi. Ondandır ki ne diyoruz canlar: "Dublinliyim ezelden, Dublinliyim ezelden Göynüm geçmez Odette'ten, göynüm geçmez Odette'ten vay Odette'in bir kızı varmış, Odette'in bir kızı varmış Sevemedim seni Marcel Proust, sevemedim seni Marcel Proust vay..." Şappi, şappi youtube.com/watch?v=uzfMHophWxA
Swann'ların Tarafı
8.9/10
· 2.216 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
Yorum
11
Paylaşım
70
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler 
Yasin
Bir kitabı okuduğum sırada ilk kez buraya gelip inceleme ve yorumlara bakma ihtiyacı hissettim. 215.sayfadayım ve beni yorsa da okumaya devam edeceğim. Bende de değişik iç sesler var ama yazmayayım :)
1
Alper Atar
Ahahahah üstadım yorumunuzu yüksek dozda tebessümle okudum iç ses olarak öznel fikirlerinizi sunduğunuz yerler daha çok hoşuma gitmedi değil. Bence kitap incelemeyi eğlenceli hale getirmişsiniz renk kattınız :)
1
1
Turhan Yıldırım
Teşekkür ederim. Böyle incelemeler yazan biri için güzel öykü alıştırmaları. Bu inceleme sonrasında pek çok öyküye kaynaklık yaptı.
Gamze Ö.
Marcel'ime laf yok!! Ettirmeeemmm... :)) Ee bu şey incelemesi olmuş sankim sayın moderatörüm, Swhann'ın Tayanfı:D İki dev eseri aynı anda okuyup özümsemek zor demekle bile anlatamayacağımız bir durum. Ayrıca Proustçuğum ve Kayıp Zamanın İzinde serisi çok kıskançtırlar, bütün ilgiyi üzerlerine isterler<3 Neyse ki seride en az sevdiğim kitap Swann ve Odette yüzünden bu kitap olduğu için daha fazla laf etmiyorum:) Bir koltuğa iki karpuz sığmaz diyen atalarımızın sözüne riayet etmeyi hatırlatıp çekiliyorum:D
2
2
2 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Gamze Ö.
Biraz hassas tabiatlıdır kendisi, obsesif kompülsiflik düzeyinde yaşamını sürdürür, hastalıklı narin bir yapıya sahiptir. Lütfen hunharca eleştirmeyiniz:) Aşırı detaycılığı yorar ama gözlem yeteneği öyle müthişşşş kiii.. Joyce da dönsün bir kendisine baksın ayrıca:Dd Alıntıları okurken kısa devre yaptım, kitabını düşünemiyorum, kolay gelsin:)
1
Nephren Ka
İçine Raskolnikov kaçmış okuyucu en sonda Mahmut Tuncer’e evrilerek gözyaşlarına boğdu beni ( mutluluktan bunlar) Ullises ( doğru mu yazdım) okusam daha iyi olacak galiba... 😂
3
2
3 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Turhan Yıldırım
Canınız hangisini isterse. İkisi de birbirinden değişik kitaplar. Benzerleri olmayan eserler.
1
Büşra A.
"Bazen şimdi ben ne okudum dediğiniz anlar olur. Bu kitap da tam anlamıyla öyle bir roman."Sizinde dediğiniz gibi,seriye ilk defa başladığımda bende öyle demiştim hatta anlayamadım, ikinci kez okumuştum acaba ben mi? anlamadım diye.. Sonra seriye devam ettikçe açılıyor bana göre,zaten ilk üç kitap zorluyor.. okuduğum kadarıyla..Aradaki yorumlarınız tebessüm ettirdi, Proust sever olarak kızmadım, aksine ilk başlayanlar için öyle hissettiriyor.. Emeğinize sağlık.. :)
2
1
2 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Büşra A.
Rica ederim, bayağı şeyler var okuyunca göreceksiniz. :)