youtube.com/@kurani_anliyor...
Kuranı Anlıyorum kanalını herkese kesinlikle şiddetle tavsiye ediyorum. Zira tavsiye almayı da vermeyi de seven biri değilim ancak bu başka.. Bilhassa kitap okumayı seven ve anlamayı/ öğrenmeyi kısaca ders çalışmayı kendine yaşam tarzı haline getiren siz kitap kurtları için. Elbette ki tüm kitaplar tek bir Kitâbı anlamak içindir. İşte bu kanalda kırık meal ve açıklaması ile büyük bir ziyafete buyrunuz. Keşke daha önce başlasaydım diyeceksiniz. Camide namaz kılarken hocanın sesli kıraatinde Kuranı anlayabilmek yahut kendiniz Kuranı Kerim okurken manasını kavrayabilmek en büyük nimetlerden şüphesiz.
Aşırı okumak bizi daha akıllı yapmaz. Kimi insanlar kitapları sadece "yutar." Onlar bunu, okuduklarının "hazmedilmesi," işlenmesi, içselleştirilmesi ve idraki için elzem olan düşünme aralığı olmaksızın yaparlar. Bu tür insanlar konuştuklarında ağızlarından tamamen ham, işlenmemiş biçimde Hegel, Heidegger veya Marx paragrafları dökülür. Tıpkı arının topladığı çiçek tozunu bala dönüştürmesi için bir "içsel" gayret ve zamana ihtiyaç duyması gibi, okumak için de şahsi katkı gereklidir.
Bu alıntıyı ancak varoluşçu felsefeye yatkın insanlar tam anlayabilir. Böyle bir düşünce asla aklına gelmeyen milyonlarca insan da vardır. Bu ne övülecek ne sövülecek birşey. Allah her insana bir mizac koyuyor onu yaratırken. (Elbette bireyin böyle varoluşçu bir yapıda olmasını etkileyen dünyevi faktörler de vardır bu bilimin konusu, beni ilgilendirmiyor.) İşte bu mizacı fark ettiğimde daha çocuk denebilecek yaşlardaydım 10/11 belki. Anlam ihriyacımın keskinliği o zaman başladı ve fark etmem de bunla başa baş seyretti. Ve alıntıya bağlayacak olursak insanı da daha fazlasını yahut birşeyi yapmasını sağlayacak yegane şeyin "İslam dini" olduğunu tecrübe etmiş olarak söylemek isterim. Bu bende böyle olmuş değil. Herkeste böyle biliyorum ıspat edemesem de. Kaldı ki bu ispatlanabilecek birşey değil. Bir anlam vermezseniz varoluş dağınık kalır fakat anlam sahici olmak zorunda da. Sadece anlamı bulmak yetmiyor.
Kıza gelince , kişisel olmayan bir arafta yaşıyor , ne en kötüye ne en iyiye uzanıyor eli. Aslında neden daha fazlasını yapması gereksin ki ? Varoluşu dağınık.