·664 syf.····Okunma: 08 Ağustos 2019 17:03 Otobiyografi tarzını bu kadar başkalaştırılmış bir biçimde okumak, bir hıristiyan vaiz olan yazarın yarattığı karakterlerden birinin ağzından onun düşüncelerini dinlemek, daldan dala ve konu birliği olmaksızın yazılan kitapların gönderilerini bütünleştirmeye çalışmak çok zevk vermedi. Belki de benim keyif aldığım bir biçim olmadığı içindir, bilemedim. Öte yandan önsözünü okurken Orhan Pamuk’un kaleminden kitap hakkında bilgi edinmek ve bakış açısı kazanmak, kitabın kendisini okumaktan daha keyifliydi. Bazı sözleri etkileyici olsa da altı yüz küsür sayfalık bir kitaba ayrılan zamana değecek kadar etkileyici bir kitap değil ne yazık ki. Okuyacak olanlara kolay gelsin.
Kitabın sonunda yer alan şu egolu ifade bile yeterince itici bulmaya sebeptir:
“Okumayacak olan var mı Tristram Shandy’yi?
Böyle kötü yetişmiş ölümlü olabilir mi?”
Not: Türklere dair bazı rahatsız edici sözlere yer verilmesi de rahatsız etti. Örneğin;
“Şeytan’ın işi bu -düpedüz hınzırlık
Böylesini yapamaz ne Yahudi, ne Türk, ne de zındık.”