Yazarı ilk okuyuşum; alışık olmadığımız bir üslubu var bu da kitabı daha ilgi çekici kılıyor, ele aldığı konular hepimizin sorunları... Okudukça içselleştiriyor, olanları hınçlı bir tebessümle okumaya devam ediyorsunuz... Bir diğer nokta ise yazarın metafor olarak neden 'Gergedan'ı seçtiği sorusu... Gergedan kendine zarar verilmediği sürece vahşi olmayan bir hayvan, afrodizyak etkisinden ötürü boynuzu uğruna canını acıtan bizleriz... Belki de sevgili Mine Söğüt farklı üslubuyla bunu da bilerek tersine böyle ele aldı; öyle ya "İnsanlar içinde yalnız kalan bir gergedan kadar kötüsü de gergedanlar içinde yalnız kalan bir insan..." Mine SöğütGergedan