1000Kitap Logosu
CarpeDiem
Benim Hüzünlü Orospularım'ı inceledi.
96 syf.
-BENİM HÜZÜNLÜ KİTABIM
Gabriel Garcia Marquez’den okuduğum ikinci kitap “BENİM HÜZÜNLÜ OROSPULARIM”. Kitap hakkında yoruma geçmeden önce sırf ismine bakarak kitabı yargılayan ve bu kitabı okuyanları utanmaz adlandıran “ahlak bekçileri”mize değinmek istiyorum. Keşke utanma duygunuzu bu kitabın ismine gösterdiğiniz gibi gerçek hayatta da gösterebilseniz. Daha bir kadınla konuşmasını bilmeyen gelmiş hayatta belki de en çok duyduğu ve kullandığı kelime kitapta olduğu için medeniyet, utanma taslıyor. Bir sözün anlamının kötü olması o sözün kullanılmayacağı anlamına mı geliyor? Gerçek yaşantıda ağızda kullanılınca utanma gerekmiyor da kitapta olunca mı utanma gerekiyor? Bu kitabı okuduğum için “okur “ sayılamazmışım. Neden? Çünkü utanma duygum yokmuş(!) Allah bizleri böyle “ahlak bekçileri”nden korusun! Gelelim kitaba. Marquezin kalemini çok severim. Özellikle de mekanı, insanları canlandırmasını. Herşeyi en ince ayrıntısına kadar canlandırmayı gerçekten çok güzel yapabiliyor. Konusuna gelecek olursak 90 yaşına kadar hayatında hiç aşık olmamış, gününü kadınlarla geçirmiş bir adamın aşkı tatmasından bahsediliyor (“Elli yaşıma kadar en azından bir kez birlikte olduğum beş yüz on dört kadını bulmuştu liste”.). Kitapta beni rahatsız eden konu kızın yaşı oldu. 14 yaşında bir çocuğun “kadın” olarak algılanmasını sevmedim. Ve kızın sürekli uyuması. Adam her defasında geldiğinde uyumuş oluyor. Ama sonda sorulunca kız sırılsıklam aşık olmuş. Uyuyordun sen. Ne ara aşık oldun?:D -"Dünyada tek başına ölmekten daha büyük bir felâket olamaz." Hayatında hiç gerçek aşkı tatmamış ölen kaç milyon insan vardır kim bilir... Kitabın en sevdiğim yanı yaşın kaç olursa olsun aşkı bulabileceğini insana göstermesi. Aşık olmadan ölmememiz dileği ile:)
Benim Hüzünlü Orospularım
Okuyacaklarıma Ekle
17
Yorum
8
Paylaşım
216
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler
Şevval Acaban
kardeşim 90 yaşında bir adamla 14 yaşında bir çocuğun aşk yaşaması normal mi?
1
2
CarpeDiem
Ben bunun normal olduğunu savunmuyorum. Konu olarak pedofili ağırlıklı evet. Ama o dönem için bu durumun normal olduğunu göz önünde bulundurmak gerek. Ki bunu bir çok kitaplarda görebiliriz. Örneğin Pastoral Senfoni . Benim söylediğim şey kitabın isminden dolayı “namus bekçisi” kesilen bakterilerin varlığı. Konusunu bile bilmeden sadece ismine bakarak “ Sen okur bile değilsin böyle bir kitap okuyorsun” denmesi.
2
A.Y.
Günaydın Nermin. Her zaman olduğu gibi, güne güzel başlamanı ve güzel şeylerin seni gün içinde karşılamasını dileyerek başlamak istiyorum yorumuma. Her ne kadar bunu samimi duygular ile telaffuz etsek de, günün bize getirdiği negatif enerjileri de etrafımızdan yok edemiyoruz ve ister istemez bu gibi olumsuz hadiseler, biz okurları ve insanları buluyor. Önemli olan, bizim bu gibi nahoş durumları kontrol altında tutabilmemiz ve bu tip olayların üzerimize, o günümüze daha çok tesir etmesini engelleyebilmemiz. İncelemen de geçen tatsız hadiseye dün ben de bizzat şahit oldum ve böylesi bir edebiyat platformunda, bu tarz bir yaklaşım, düşünce ve görüşlerin var olduklarını bilmek gerçekten hiçte hoş değil, ama bunun önüne çok geçemesek de, en azından "Huzur Engel de!" seçeneğimizin olması da biraz olsun bizlerin avantajına. Ben zaten Gabriel Garcia Marquez'in, Benim Hüzünlü Orospularım adlı eserini nerede görürsem göreyim, yaklaşık olarak şu espriyi yaparım #52014927 ve bunu dün senin alıntına da yaptım. Hayatı bu kadar aşırı ciddiye alacak kadar ne yaşıyor ya da nasıl bir beklenti içerisinde bu insanlar anlayamıyorum. Ha, burada belki gülüyor, takılıyorum diye, beni uçuk kaçık, uçlarda yaşıyor diye düşünmesinler sakın. Ama her nerede olursak olalım, zaten bütün gün yaşadıklarımız yetmiyormuş gibi, bir de başkalarına mı dünyayı dar etmek zorundayız! Bırakın arkadaşım, isteyen istediğini okur. Burada evrensel bir literatürün içinde bulunuyoruz ve kimse kimseye ne okuyacak diye bir dayatma ya da telkinde bulunamaz. Sanırsın ki, Orta Çağ da yaşıyoruz ve Engizisyon Muhakeme'lerinin ayak takımı burada akışı kontrol altında tutmak ve kontrol altına alamadıklarını da kitaplar ile birlikte yakmak istiyor. Her neyse, bu gibi mide bulandıran karakterler dünyanın her yerinde var ve kıramadıkları kendi dar dünyalarının kabukları içerisinde mesut mutlu yaşıyorlar. Ama unutmasınlar ki, o kabuk bir gün onlara dar gelecek ve illa ki kırılacak! işte o zaman dünya gerçekleri ile tanışacaklar, ama öncesinde de lütfen insanların özel yaşamında ne yapacaklarına ve onların hayatlarına müdahale etmemeleri gerekliliğini öğrensinler. Şayet farklı bir düşünce, kendilerinin hayatına dair en ufak bir karışma eğiliminde olsa, anında ortalığı ayağa kaldırmasını ve tribünlere oynamasını da çok iyi biliyor bu kitle. İnsana yüklenmeyi çok sevmem, ama resmen nemli ortamda yaşayanlar gibisiniz. Bırakın da, şu bize biçilen hayatta bari huzuru bulalım. Öbür tarafta zaten buna vaktimiz olamayacak. Ben sana incelemen için çok teşekkür ederim. Aslında dün yazmak isterdim, ama benim ufaklık buna müsaade etmedi ve sakin kafa ile sana bir şeyler yazmayı daha çok istedim. Kalemin keskin, okurun bol ve edebiyatın daim olsun arkadaşım. Sana sərin və günəşli Ankara səhərinin sabaxından gözəlliklər diləyirəm.
2
6
2 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
A.Y.
Kesinlikle, Nermin. 😉😊
2