Gönderi

114 KUR'AN'I KERİM MEALİ OKUMA ETKİNLİĞİNİN 3. (KAF) İLE DEVAM EDİYORUZ 📢 BU YOLCULUĞA SEN DE KATILMAK İSTER MİSİN? Kurallar: Sadece Kaf suresi mealinden alıntı paylaşımi Ve okuduğunuz mealin adı; çevirmenin, yayınevinin vs. Başlangıç: 26 Eylül Bitiş: 10 EKİM Faydalı ve keyifli bir okuma süreci dilerim... Katılımcılar: L Büşra A. Tayfun️ Kesici Alper Koç @Sematurksolmaz Turhan Yıldırım @ensar05 ꧁ Ben Hakimim Masum Bey ꧂ @_isy_ Tuba Nur Tuğba edanur @avebruli @melekkaymazalp @Basakdr @Golgelerpesimizde @Bozarslan13 @Misralardakihuzur
Etkinlik
··
24 Gösterim
69 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
... Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler güruhundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez. (Yûsuf Sûresi 87. Ayet)
GONCA
Gönderi Sahibi
YUSUF SÜRESİ 22. AYET ÇEVİRİ KIYASLAMASI Abdulbaki Gölpınarlı: Ergenlik çağına girince ona hükmetme kabiliyeti ve bilgi verdik ve işte iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.  Abdullah Parlıyan: Derken, ergenlik çağını aştığı zaman eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek keskin bir muhakeme gücü ve derin bir kavrayış yeteneği bahşettik ona. İyilik yapanları, biz işte böyle ödüllendiririz.  Adem Uğur: (Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız.  Ahmed Hulusi: (Yusuf) aklını kullanacak yaşa erdiğinde, Ona hüküm ve ilim verdik. Muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız.  Ahmet Varol: O erginlik çağına erişince kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.  Ali Bulaç: Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.  Ali Fikri Yavuz: Yûsuf tam kemal çağına ( veya yaşına) varınca, kendisine hikmet ve ilim verdik (ilimle amel, dinde de anlayış bahşettik). İşte biz, güzel iş yapanlara böyle mükâfat veririz.  Bayraktar Bayraklı: Yûsuf ergenlik çağına erişince, ona hüküm ve ilim verdik. İşte, güzel davrananları biz böyle ödüllendiririz.  Bekir Sadak: Erginlik cagina erince ona hikmet ve bilgi verdik. Iyi davrananlari boyle mukafatlandiririz.  Celal Yıldırım: Olgunluk çağına erişince ona hikmetle hükmetme becerisi ve ilim verdik. Ve işte iyiliği, yardımseverliği huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.  Cemal Külünkoğlu: (Yusuf) olgunluk çağına erişince ona hikmetle hükmetme becerisi ve ilim verdik. Ve işte iyiliği, güzel davranmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.  Diyanet İşleri: Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.  Diyanet Vakfı: (Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız.  Edip Yüksel: Büyüyüp erginleşince ona bilgelik ve bilgi verdik. Güzel davrananları böyle ödüllendiririz.  Elmalılı Hamdi Yazır: O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.  Fizil-al il Kuran: Yusuf ergenlik çağına erince kendisine hikmet ve bilgi bağışladık. Biz iyi davranışlıları işte böyle ödüllendiririz.  Gültekin Onan: Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.  Harun Yıldırım: Kıvamına geldiği zaman, Biz ona bir nüfuz ve peygamberlik bilgisi verdik. işte Biz, iyi hareket edenlere böyle karşılık veririz.  Hasan Basri Çantay: O, tam erginlik çağına girince kendisine hüküm ve ilim verdik, işte iyi hareket eden insanları biz böyle mükâfatlandırırız.  Hayrat Neşriyat: Nihâyet (Yûsuf`un) gücü kemâle erince, (biz) ona hikmet ve ilim verdik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız.  İbn-i Kesir: Ergenlik çağına gelince; ona hüküm ve ilim verdik. İşte böyle mükafaatlandırırız Biz, ihsan edenleri.  İlyas Yorulmaz: Yusuf ergenlik çağına geldiğinde, ona hüküm verecek yetki ve ilim verdik. Biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.  İskender Ali Mihr: Ve en kuvvetli çağına ulaştığı (bulûğa erdiği) zaman ona hüküm (hikmet) ve ilim verdik. Muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız.  Kadri Çelik: O, kemal çağına geldiğinde kendisine hikmet ve bilgi verdik. İhsan sahiplerini işte böyle mükâfatlandırırız.  Muhammed Esed: Derken, ergenlik çağını aştığı zaman (eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek) keskin bir muhakeme gücü ve (derin) bir kavrayış yeteneği bahşettik o’na: iyilik yapanları Biz işte böyle ödüllendiririz.  Mustafa İslamoğlu: Artık olgunluk çağına erince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi (yöntemi) bahşettik: Zira Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.  Ömer Nasuhi Bilmen: Vaktâ ki ergenlik çağına erişti, O’na bir hüküm ve bir ilim verdik ve işte muhsin olanları öylece mükâfaatlandırırız.  Ömer Öngüt: Erginlik çağına erince ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz güzel hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız.  Sadık Türkmen: Yusuf, güç ve kuvvetine ulaşınca; kendisine Hikmet/problem çözme bilimi ve İlim (doğruluğu ispat edilmiş kesin bilgi) verdik. İyi davrananları, işte böyle mükâfatlandırırız.  Seyyid Kutub: Yusuf ergenlik çağına erince kendisine hikmet ve bilgi bağışladık. Biz iyi davranışlıları işte böyle ödüllendiririz.  Suat Yıldırım: O kemâl çağına geldiğinde kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanlara biz böyle karşılık veririz.  Süleyman Ateş: (Yûsuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, güzel hareket edenleri böyle mükâfâtlandırırız.  Şaban Piriş: Erginlik çağına ulaşınca ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.  Tefhim-ul Kur'an: Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.  Yaşar Nuri Öztürk: Yûsuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.
GONCA
Gönderi Sahibi
ARAF SÜRESİ 31.AYET KIYASLAMASI 🌹Abdulbaki Gölpınarlı: Ey Âdemoğulları, namaz kılacağınız her vakit, elbisenizi giyin, süslenin ve yiyin, için, israf etmeyin, şüphe yok ki o, müsrifleri sevmez.  🌹Abdullah Parlıyan: Ey Âdemoğulları! Allah’a kulluk olsun diye, yapıp ettiğiniz her işte, kendinize çeki düzen verin, yiyip için, fakat saçıp savurmayın; çünkü Allah savurganları sevmez.  🌹Adem Uğur: Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Ahmed Hulusi: Ey Âdemoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin... Yeyin, için (bunları değerlendirin), israf etmeyin (gereksiz şekilde kullanmayın)... Çünkü O, israf edenleri (elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları) sevmez!  🌹Ahmet Varol: Ey Adem oğulları! Her mescide gidişinizde süslerinizi alın , yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.  🌹Ali Bulaç: Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.  🌹Ali Fikri Yavuz: Ey Âdem Oğulları! Her namazınızda süslü elbisenizi giyinin. Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Bayraktar Bayraklı: Ey Âdemoğulları! Her mescide çıkışınızda/ibadetinizde elbiselerinizi giyiniz; yiyiniz, içiniz, fakat isrâf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Bekir Sadak: Ey Ademogullari! Her mescide guzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yiyin icin fakat israf etmeyin, cunku Allah musrifleri sevmez.  🌹Celal Yıldırım: Ey Âdem oğulları! Her mescidde (namaz vakitlerinde orada bulunduğunuzda) güzel ve temiz elbisenizi alıp giyinin ve bir de yiyiniz, içiniz israf etmeyiniz. Çünkü Allah gerçekten müsrifleri sevmez.  🌹Cemal Külünkoğlu: Ey Âdemoğulları! “Her (namaz vaktinde) mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.”  🌹Diyanet İşleri: Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.  🌹Diyanet Vakfı: Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Edip Yüksel: Ademoğulları, mescitlere giderken süsleniniz. Yeyiniz içiniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız. O, oburları ve savurganları sevmez.  🌹Elmalılı Hamdi Yazır: Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin ve yiyin, için, fakat israf etmeyin, Çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Fizil-al il Kuran: Ey insanoğulları, her mescide girişinizde güzel elbiseler giyiniz. Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Gültekin Onan: Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.  🌹Harun Yıldırım: Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi alın. Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü O israf edenleri sevmez.  🌹Hasan Basri Çantay: Ey Âdem oğulları, her mescid huzurunda zînetinizi alın (giyin). Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez.  🌹Hayrat Neşriyat: Ey Âdemoğulları! Her namaz yerinde (ve vaktinde) ziynetinizi alın(namazlarınızda temiz elbiselerinizi giyinin), yiyin, için, fakat isrâf etmeyin! Çünki O, isrâf edenleri sevmez.  🌹İbn-i Kesir: Ey ademoğulları; her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yeyin için ama israf etmeyin. Çünkü O; israf edenleri sevmez.  🌹İlyas Yorulmaz: Ey Ademoğulları! Mescitlere gidişinizde temiz ve güzel giyinin, yiyin için, israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.  🌹İskender Ali Mihr: Ey Âdemoğulları! Bütün mescidlerde ziynetlerinizi alınız. Yeyiniz ve içiniz. Ve israf etmeyiniz. Muhakkak ki O, müsrifleri sevmez.  🌹Kadri Çelik: Ey Âdemoğulları! Her mescit yerinde ziynetinizi (üzerinize) alıveriniz. Yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Muhammed Esed: Ey Ademoğulları! (Allaha) kulluk olsun diye yapıp ettiğiniz her işte kendinize çekidüzen verin; (serbestçe) yiyin için, fakat saçıp savurmayın: (çünkü) kuşku yok ki, O savurganları sevmez!  🌹Mustafa İslamoğlu: Ey Ademoğulları! Allah`a sadakatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde ziynet ve zarafetinizi takının. Yiyin için ama israf etmeyin; çünkü O israf edenleri sevmez.  🌹Ömer Nasuhi Bilmen: Ey âdemoğulları! Her mescit yerinde ziynetinizi alıveriniz ve yiyiniz ve içiniz, israf da etmeyiniz. Şüphe yok ki O, israf edenleri sevmez.  🌹Ömer Öngüt: Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel elbiselerinizi giyin. Yiyin için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Sadık Türkmen: Ey âdem EVLATLARI! (Kız ve Oğulları!) Her mescid’te en güzel giysilerinizi giyin. Yiyin için fakat savurganlık etmeyin. Çünkü O, savurganları sevmez.  🌹Seyyid Kutub: Ey insanoğulları, her mescide girişinizde güzel elbiseler giyiniz. Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.  🌹Suat Yıldırım: Ey Âdem’in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.  🌹Süleyman Ateş: Ey Âdem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.  🌹Şaban Piriş: -Ey Ademoğulları, her mescide gidişinizde güzel elbisenizi giyin; yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.  🌹Tefhim-ul Kur'an: Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.  🌹Yaşar Nuri Öztürk: Ey ademoğulları! Tüm mescitlerde süslü, güzel giysilerinizi kuşanın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez. 
GONCA
Gönderi Sahibi
(Araf 7/5) فَمَا كَانَ دَعْوَاهُمْ إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا إِلَّا أَنْ قَالُوا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ Baskınımız gelince şundan başka bir haykırışları olmamıştır: “Biz, yanlışlar içindeydik!”
GONCA
Gönderi Sahibi
KAF SURESİ: Mekke döneminde Mürselât sûresinden sonra nâzil olmuştur. Kırk beş âyet olup fâsılaları ب، ج، د، ر، ص، ظ harfleridir. Adını ilk âyetin başındaki kāf harfinden almıştır. Bâsikāt sûresi olarak da isimlendirilir. Sûrelerin ihtiva ettiği âyet sayısına göre yapılan sınıflandırmada tıvâl-i mufassal grubunda yer alanların bu sûreyle başladığı kabul edilmektedir
Reklam
GONCA
Gönderi Sahibi
(Kaf 50/6) أَفَلَمْ يَنْظُرُوا إِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, nasıl yükseltmişiz ve nasıl süslemişiz. Onda çatlaklıklar yoktur. Süleymaniye Vakfı Yayınları
GONCA
Gönderi Sahibi
(Kaf 50/5) بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَهُمْ فِي أَمْرٍ مَرِيجٍ Hayır! Kendilerine gelen bu gerçek karşısında yalan söylediler; tam bir tereddüt içindeler. Süleymaniye Vakfı Yayınları